menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump'ın ulusa seslenişi: Ayaktakilere karşı oturanlar

15 0
25.02.2026

Bir gazeteci arkadaşım, haber kanalındaki “Bu sabah Trump savaş kararını açıklayabilir. Yayını yıkmak gerekebilir. Hazırlıklı olalım” telaşını aktarınca, ona “Perşembe günü Cenevre’de görüşmeler var, şimdi olmaz” desem de, uykuma kıyıp Trump’ın “Birliğin Durumu” konuşmasını baştan sona canlı izledim.

Bu konuşmayla bir rekoru kırdı Trump. Konuşmaların 1964’te kaydedilmeye başlanmasından bu yana yapılan en uzun konuşmayı yaptı. Tam 108 dakika!

Bir başka rekor daha kırmış olabilir, ama bundan emin değilim. Oturup kalkma ve alkışlama rekoru! 108 dakikalık konuşma boyunca salondakilerin yarısı, hemen her cümlede değilse de iki cümlede bir ayağa kalkıp alkışladılar.

Vatan, millet, Sakarya dozu açısından da rekor mudur? Olmayabilir. 64’ten bu yana o dozun yükseltilebileceği epey olay yaşadı ABD. Ancak, konuşmanın belirleyici tonu da buydu.

Konuşma bir ara ABD’nin kahramanlarına madalya takma törenine döndü. Trump her bir kahramanın kahramanlıklarını ve yaptıklarının ABD tarihi açısından önemini öyle anlattı ki, ayağa kalkanların sayısında ve alkışlarda artış kaçınılmazdı.

Suça karşı mücadele için Washington’da konuşlandırdığı Ulusal Muhafızlardan geçen yıl 26 Kasım’daki saldırıda öldürülen Sarah Beckstrom ve yaralanan Andrew Wolfe’la başladı. O kahramanlar sayesinde suçun tarihindeki en düşük oranlara gerilediğini vurguladı. Tabii saldırganın 2021 yılında Afganistan’dan gelen Rahmanullah Lakanwal olmasını “ülkede olmaması gereken mülteciler”e yüklenme fırsatı olarak da değerlendirdi.

Ve Kongre Şeref Madalyası ile onurlandırılan helikopter pilotu Eric SloverMaduro’nun kaçırıldığı operasyonun başındaymış ve ayağından ağır yaralanıp oluk oluk kan kaybederken helikopteri tam olması gereken yere indirmeseymiş, sonuç felaket olabilirmiş. Slover’i alkışlatırken, alkışlara “USA, USA, USA” haykırışları da eşlik etti.

Yakın dönem kahramanlıklarıyla da yetinmeyen Trump, II. Dünya Savaşı, Kore ve Vietnam’da çarpışmış 100 yaşındaki kahraman Deniz Kuvvetleri Pilotu Royce Williams’ın madalyasını da First Lady Melania’ya taktırırken, araya bu en büyük madalyadan kendisinin de istediğini sıkıştırdı.

En merak edilen konu İran için yeni bir şey söylemedi. Tabii sorunun görüşmelerle çözülmesinden yana ama İran’ın nükleer silah sahip olmasına asla izin vermeyecek ve görüşmelerden sonuç alınamazsa İran’a yazık olacak! “Zaten Avrupa’yı ve yurtdışındaki üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler,” diyen Trump, “Ve yakında Amerika Birleşik Devletleri’ne ulaşacak füzeler inşa etmek için çalışıyorlar” diye de korkuttu.

Savaş istemiyor, hep barıştan yana, “güçle sağlanan barış” da en iyisi ve bildik “8 savaş bitirdim” hikayesini de atlamadı. O bunu tekrarlarken, Demokrat Michigan temsilcisi Rashida Tlaib oturduğu yerden “Bu bir yalan” diye bağırdı.

Tarihteki en uzun Birliğin Durumu konuşmasında Trump’ın hedefinde Yüksek Mahkeme ve Demokratlar vardı. Onlara verdi veriştirdi.

Savaşlar bitir, dünyaya yeni bir nizam getir tamam da içeride ne yaptın diyenlere de ekonomik başarılarını sıraladı. Artık daha çok Amerikalı iş sahibi. Yükselttiği gümrük vergileriyle de Amerikalıların refahını artırdı, “enflasyona yol açmadı”, “muazzam büyüme sağladı”. “Bu tarifeleri kullandım, yüz milyarlarca dolar gelir elde ettim; hem ekonomik hem de ulusal güvenlik açısından ülkemiz için harika anlaşmalar yaptım, her şey yolunda gidiyordu” diyerek, tekere taş koyan Yüksek Mahkeme’ye yüklendi. Enerji fiyatlarının düştüğünü öne sürdü, “Enerjinin bu kadar düşmesini gördüklerinde inanamazlar,” dedi.

Trump Birliğin Durumu’nu anlatırken Ulusal Basın Kulübü’nde düzenlenen alternatif Bataklığın Durumu (State of the Swamp) etkinliğinde konuşan eski basın sözcüsü Stephanie Grisham; “Bana hep şunu söylerdi: ‘Stephanie, onlara yeterince söylersen inanırlar,’” dedi ve kalabalığa “Size söyleyebilirim ki şu anda bu ülkeye yalan söylüyor,” diye seslendi. 2021’de yönetimden ayrılan Grisham, daha sonra Trump’ın en açık sözlü eleştirmenlerinden biri haline gelmişti.

Demokrat Virginia Valisi Abigail Spanger de Trump’ın şiddetli göçmenlik karşıtı politikalarını kınayarak “Amerikalı vatandaşları sokaklarımızda öldürdüler,” dedi. Sokaktaki protestoların hedefinde de ICE şiddeti vardı.

Spanberger, Trump’ın “ekonomik mucize”lerine karşı “Bu başkan geçen yıl göreve başladığından beri, dikkatsiz ticaret politikaları Amerikalı aileleri kişi başı 1.700 dolardan fazla tarife ödemeye zorladı,” dedi. Enerji fiyatlarının düştüğü iddiasını yalanladı: “ABD’de ortalama hanehalkı enerji faturası 2024’ten 2025’e %6,7 arttı.

Trump içeride konuşurken dışarıda protesto edenler arasında Demokrat milletvekilleri de vardı.  Onlar da “Halkın Birlik Mesajı” etkinliğinde toplandılar ve “ICE için Para Yok”, “Sağlığa Destek Savaşa Değil” yazılı pankartlar taşıyorlardı. Ellerinde bir de Trump 2025’te göreve başladığından bu yana ICE ile ilgili olaylarda hayatını kaybeden 30’dan fazla kişinin fotoğraflarını içeren büyük bir afiş vardı. Trump’ın konuşmasının başlamasından yaklaşık bir saat önce başlayan etkinliği düzenleyen MoveOn’un icra direktörü Katie Bethell, etkinliği düzenleme nedenlerini “Çünkü biliyoruz ki Donald Trump’ın Birlik Mesajı, bugün bu ülkede gerçekte olanlarla hiçbir benzerlik taşımayacak” diye açıkladı.

Benim canlı yayında izlediğim Trump’ın tarihin en uzun Birliğin Durumu konuşması, o konuşurken salonun yarısının ayakta yarısının oturmakta olması ve birileri alkışlarken dışarıda birilerinin de protestosuyla “Birliğin” bölünmüşlüğünün resmiydi. Ayaktakilere karşı oturanların ve ayaktakilere karşı sokaktakilerin bölünmüşlüğü!


© Birgün