menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gururlandıran çocuklar: Sıla Candansayar

54 0
04.03.2026

Artık çocuk değiller tabii. Ama bizim bu “gururlandırma” hikayesi çocukluklarından kalma.

Asker emeklisi Birader’imin çocukları bir kucaklayışı vardır; arızalı beline ve artık bembeyaz saçlarına rağmen hiç değişmedi. İki koluyla belinin biraz üzerinden kavrar çocuğu, sımsıkı sarılır, öyle sıkı ki o sarılmada güçlü bir koruyuculuk hissedersiniz, galiba, sonra bir pehlivan gibi havaya kaldırır, silker.

Bizim oğlanlar dışarıya okumaya giderken de yapmıştı. Yere bıraktığında, kulaklarına eğilip sadece onların duyabileceği bir sesle “Gururlandır bizi!” dedi.

Hemen yanı başlarında olduğum için ben de duydum, sonra da ne zaman çevremizden biri okumaya ya da bir işe bir yere gitse, Birader’den kopya o iki sözcüğü kulaklarına fısıldarım: Gururlandır bizi!

Biz: Anan, baban, ailen, memleketin!

Böyle “elimde büyüyüp” acayip gururlandıran çocuklar var:

Berfin Aksu… Daha ilkokuldayken, ne zaman kemanı boynuna dayayıp Sarı Gelin’i çalsa “Doğan Amca”sına, gözlerim ıslanırdı.

Can Çakmur… “Sanatçım” benim, ben de onun “menajeri”, ilkokul günlerinden beri.

Her ikisi de dünyanın en görkemli sahnelerinde keman, piyano çalıyorlar artık. Memleketi gururlandırıyorlar.

Kıbrıs’tan Kemal ve Kerime’nin kızı Diren Darbaz da var. “Henüz ne yaptığımı ben de bilmiyorum… Ama çabalıyorum...” diyor ama çoktan “anne ve babasının kızı” olmaktan çıktı, şimdi onlar “Diren’in anne ve babası” ve Diren de bizi ve........

© Birgün