menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekonomik kriz bahanesiyle ücretten indirime Yargıtay freni

22 0
27.02.2026

Ekonomik durumun ve hayat pahalılığının yarattığı maliyet artışlarını, hukuk tanımaz uygulamaların “bahanesi” haline getirmek çalışma hayatındaki genel işveren eğilimlerinden biridir. Son dönemde bazı işverenlerin; asgari ücret artışlarını veya genel maliyet baskılarını gerekçe göstererek, işçilerin ücretlerinden indirime gitme ya da yasal yükümlülüklerini işçinin sırtına yükleme eğilimine girdiği görülmektedir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.11.2025 tarihli (2025/735 K.) güncel kararı, hiçbir ekonomik gerekçenin işçinin anayasal hakkı olan “ücretin korunması” ilkesini çiğnemeye dayanak olamayacağını net bir dille tescil etmiştir.

İŞVERENİN “MALİYET YÖNETİMİ” ADI ALTINDAKİ TAKTİKLERİ

Yargı kararlarına yansıyan dosyalarda; ekonomik daralmayı fırsata çevirmeye çalışan işletmelerin başvurduğu yöntemler artık gizlenemez bir boyuta ulaşmıştır. İşverenler, genellikle işçinin "işini kaybetme korkusunu" kullanarak şu yollara sapmaktadır:

Ücretin düşürülmesi ve “Rıza” Dayatması: İşverenler, “İşletme zor durumda, bu ücreti kabul etmezsen küçülmeye gitmek zorundayız” diyerek işçinin önüne bir feragatname koymaktadır. Ancak Yargıtayın bu konuda ki kararları çok netttir: İşçinin 6 iş günü içinde verilmiş yazılı rızası yoksa, bu indirim yok hükmündedir. İşçinin o an ses çıkarmaması veya çalışmaya devam etmesi, bu hukuksuzluğu asla "kabul" anlamına........

© Birgün