menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Brüksel ile Pekin masada, Türkiye arada

42 0
01.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Dünyanın en büyük iki ticaret gücü yeniden masaya oturdu. Avrupa Birliği ile Çin, Ekim ayına kadar sürecek müzakerelerle bozulan ekonomik ilişkilerini yeniden dengelemeye çalışacak. İlk bakışta bu, Brüksel ile Pekin arasındaki teknik bir ticaret görüşmesi gibi görünebilir. Fakat masadaki pazarlık yalnızca iki tarafı ilgilendirmiyor tabi. Avrupa pazarına bağımlı ülkeler için de yeni bir dönemin başlangıcı olma potansiyeli taşıyor. Türkiye de işte bu grup ülkeler arasında ilk sırada.

Avrupa Birliği'nin Çin ile sorunu yeni değil. Ancak artık görmezden gelinemeyecek kadar büyümüş halde. AB'nin Çin'e karşı dış ticaret açığı geçen yıl 360 milyar avroya vardı. Başka bir ifadeyle Avrupa, Çin'e her gün yaklaşık 1 milyar avro dış ticaret açığı veriyor. Bu muazzam bir seviye. Fakat bu açık yalnızca rakamsal bir dengesizliği ifade etmiyor; Avrupa sanayisinin rekabet gücünün ne ölçüde aşındığını da göstermesi açısından son derece vurucu.

Sorunun temelinde Çin'in üretim modeli var. Devlet destekleriyle büyüyen Çin sanayisi otomobilden kimyasallara, makine ekipmanlarından güneş panellerine kadar birçok sektörde Avrupa üreticilerinin hem fiyat hem kalite rekabetini ellerinden almış halde. Volkswagen'in on binlerce kişiyi işten çıkarmaya hazırlanması, BMW'nin kârlılık tahminlerini aşağı çekmesi ve Avrupa genelinde sanayisizleşme tartışmalarının hızlanması tesadüf değil.

Üstelik mesele yalnızca ucuz Çin malları da değil. Avrupa bugün nadir toprak elementleri, yarı iletkenler ve birçok kritik ara mal açısından Çin'e önemli ölçüde bağımlı. Brüksel, rekabet etmekte çok zorlandığı Çin’e aynı zamanda üretim tedarik zincirleri........

© Birgün