Hanım hanımcık
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Türkiye’de neredeyse her gün 5 kadın öldürülüyor. Çok sayıda kadın dayak yiyor, taciz edilip tecavüze uğruyor. Hepsinde de kadının en çok ‘güvendiği’ eş, akraba gibi yakın düşmanlar başrolde! Doğu bölgelerinde kadın intiharları çok yaygın. Töre ve namus bahane edilerek bir odaya kapatılan kadınlar, önlerine konan ip veya fare zehiriyle kendilerini öldürmeye zorlanıyor. Türkiye’de son 8 yılda kadına şiddet ve tecavüz olaylarında yüzde 1400 oranında bir artış var. Erkeklerin bu kadın düşmanlığının önüne geçebilmek için yapılması gerekenlerin en başında kadın-erkek eşitliğinin sağlanması geliyor. Bu görev de iktidara düşüyor.
İşte sıkıntı tam da burada başlıyor. Kadına yönelik şiddetin, daha önce görülmemiş ölçüde kendi dönemlerinde artması üzerine acil önlemler alarak, kadın-erkek eşitliğini sağlayacak politikalar üretmesi beklenen bir hükümetin Başbakan’ı, Dolmabahçe’de kadınlarla yaptığı bir toplantıda ‘kadın erkek eşitliğine inanmadığını’ söyledi. Bunun üzerine başka bir toplantıda, “Eşit değiliz dedikçe daha çok öldürülüyoruz” yazan bir pankart açtıkları için kadınlar Başbakan’ın korumaları tarafından apar topar salondan atıldı. En yüksek merci tarafından kabul edilen eşitsizliğin, memleket erkekleri üzerindeki etkisi aşikâr. İmam böyle yaparsa, cemaat ne yapmaz korelasyonu...
***
Başbakan bir konuşmasında da “kadın şiddeti artmıyor, azalıyor” diyerek yüzde 1400 oranındaki artışı sıfırla çarparak, sayılarla arası iyi olduğu bilinen Devlet Bahçeli’yi tahtından indirmeyi başardı. Gazeteci Nuray Mert’i hedef gösterek azarladı, “Güya bayansın” diyerek de, bir kadının konuşma sınırları olduğunun altını çizdi. Ankara’da........
