menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir yılan hikâyesi: Milli Eğitim Akademisi

29 20
09.01.2026

Yılan hikâyesi, günlük hayatta sıklıkla kullandığımız bir deyim. Çıkış noktasına ilişkin çokça rivayet var. Bir işin gecikmesi, sonuca bağlanamaması, çözümlenmemesi durumlarında kullanılan bir tabir.

Milli Eğitim Akademisi ile öğretmenlere yaşatılan yılan hikâyesi, plansızlığın ve programsızlığın bir göstergesi olmakla birlikte aynı zamanda iktidarın yönetim biçimi. Algının yönetimi. Netleşmemesi, belirsizliğin sürdürülmesi meselenin kendisini sorgulatmaktan uzaklaştırıp öğretmenleri bitmek bilmeyen sorularla, sorunlarla bir kaosla karşı karşıya bırakıyor.

Milli Eğitim Akademisi’nin kendisi başlı başına öğretmenlik mesleğinin bitirilişi anlamına gelmesine rağmen, bin bir umutla mesleğine kavuşmayı bekleyen öğretmenler için temel mesele Akademi’nin takvimi ile branşlara göre kontenjan dağılımı ve çok haklı olarak ülke tarihinin en düşük atama sayısına karşılık kontenjan artırımı talebi oluyor.

Oysa ki eğitim fakültesinden mezun olmak da hatta pedagojik formasyon almak da artık öğretmen olarak atanabilmek için temel kriter değil. Lisans mezunu olan kişiler arasından kimin öğretmen olacağına karar verici mekanizma, kurumlar üniversiteler, eğitim fakülteleri değil Milli Eğitim Akademisi olacak. Akademi’de çalışacak personelin kimler olacağı, ölçme değerlendirme süreçlerinin kimler tarafından yapılacağının karar vericisi Bakan ve mülakat süreçleri olacak. Tercümesi kimin öğretmen olacağına........

© Birgün