menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eyy Google, X, Meta!

20 4
21.01.2026

Türkiye’de iktidar yanlısı medyanın gündeminde dijital platformlar var. Bir süredir “dijital işgal var” diyerek sosyal medya platformu ve arama motorlarının reklam pastasından aldıkları payı eleştiriyorlar. Buna çare olarak telif yasası çağrısı yapıyorlar. Ancak mevcut düzende Trump’ın tam desteğine sahip platformlara sopa göstermek eskisi kadar kolay değil. Platformlardan biraz para koparılsa bile bunun Türkiye’de gazetecilik değil propaganda mecralarına akıtılması olası.

Google, X, Meta, YouTube, TikTok gibi dijital platformlar son dönemde Demirören ve Turkuaz medya gruplarının hedefinde. Hem bu platformların ne kadar tehlikeli olduğuna dair haberler yapılıyor hem de reklam geliri kayıpları vurgulanıyor. Geçen hafta birkaç gün içinde Hürriyet ve Sabah’ta şu başlıklarla haberler yayımlandı: “Dijital platformlarda 158 milyar liralık kayıp! Yatırım ve denetim yok... Bu bir milli güvenlik meselesi”, “… Türkiye’nin dijital işgali, telif yasası bitirebilir”, “Dijital işgal milli güvenlik sorunu”, “Dijital kuşatma ve reklam oyunu! Verileri toplayıp istihbarat servislerine sızdırıyorlar!”.

Haberlerde dijital platformların Türkiye’de reklamdan 2024’te 158 milyar lira gelir elde ettiği, bunun 2025’te 200 milyar liraya varacağı uyarılarına yer verildi. “Uzman” görüşlerine dayandırılan bölümlerde ise verilerin yurt dışına aktarıldığı, algoritmalarla gündem belirlendiği, “sessiz ve derinden bir dijital işgal yaşandığı”, hatta dijital alanda “vatan savunmasının şart olduğu” gibi uyarılar yapıldı. Ahmet Hakan “dijital tehlike çok büyük” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yardıma çağırdı.

Sosyal medya platformları ve Google üzerinden gelen gelirler başta doğrudan alınan reklamlara alternatifti. Dünyada teknolojiye yönelimin arttı, Türkiye’de ana akım medya çöktü; haberleri doğrudan televizyon, gazete ve internet sitelerinden alanların sayısı azaldı, sosyal medya üzerinden haber tüketimi arttı. İnternet reklamları başat gelir kalemlerinden olurken anlaşıldı ki teknoloji oligopolü, kişi ve kurumları kendine alıştırarak, haber tüketim biçimlerini değiştirmiş, reklam pastasını aç gözlü şekilde yemeye başlamıştı.

Bu süreçte en büyük darbeyi Türkiye’de kaynak yaratmakta güçlük çeken eleştirel medya yedi. Google’ın algoritma değişikliğinden olumsuz etkilenen nitelikli haber sitesi Gazete Duvar reklam gelirleri dibe vurunca kapanmak zorunda kaldı. Bu sırada sesini çıkarmayan holdingler şimdi isyan halinde. Kamu reklamlarıyla fonlansalar, iktidarın reklam için gösterdiği meşru adresler olsalar da reklâm gelirinde kaybettikleri payın en azından bir bölümünü istiyorlar.

Dev teknoloji platformlarının başkalarının emeği üzerinden yüz milyarlarca dolar kâr sağlamasına itiraz elbette meşru. Algoritmalarla belirlenen........

© Birgün