menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Kod” politiktir: Sosyal medya bağımlılığıyla mücadele

36 0
22.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

“Yatağa uzanınca en az bir saat TikTok’ta içerik izlemezsem uyuyamıyorum” demişti geçenlerden konuştuğum bir üniversite öğrencisi.

Yolda, evde, işte, okulda, uykuya dalarken, uyanır uyanmaz, tuvalette, yürürken, spor yaparken, kalabalık bir toplantıda ya da derste, kısacası, hayatın her alanında gözümüz telefon ekranında. İçerik bombardımanı altında, çoğumuz gürültülü, kalabalık ve artan bir yalnızlık içindeyiz.

Güncel verilere göre dünyada yaklaşık 5 milyar 800 milyon sosyal medya hesabı var. Dünya genelinde insanların yaklaşık d’ü bir şekilde sosyal medya kullanıyor. 2025 yılında da sosyal medyada günlük ortalama 141 dakika geçirildiği hesaplanmış.

KUMARHANEDEN TELEFONA “SONSUZ KAYDIRMA”

Sosyal medya platformları birer kumarhane gibi; siz içeride ne kadar zaman geçirirseniz, “işletme” için o kadar iyi ve kullanıcı arada tatmin duygusu yaşasa da sonunda hep “kasa kazanıyor”. Platformlarda geçirdiğiniz zaman, verilerinizin toplanıp reklam verenlere pazarlanması ve daha çok reklâma maruz bırakılmanız için kritik önemde. Her kumar oynayan bağımlı olmuyor, her sosyal medya kullanıcısı da… Ancak bağımlı olanların sayısı da az değil.

Kumarhanelerdeki 18 kuralı burada yok, bağımlılık riski çocuklar gibi daha kırılgan kesimleri de kapsıyor. Her ikisinde de “müşteri çekmek” için tasarlanan ve zaaflara seslenen bazı uygulamalar oldukça benzer.

“Sonsuz kaydırma”, avucunuzun içindeki telefonunuzun ekranında genellikle başparmağınızla (bazılarının da işaret parmağıyla) yapılan o harekete verilen ad; bir içerikten diğerine bir akışla, sürtünme yaşamadan geçmeniz için tasarlandı. İlk olarak arayüz tasarımcısı Aza Raskin’in mi yoksa Microsoft’a bağlı bir ekibin mi geliştirdiği üzerine tartışmalar süren bu özellik, 2006 yılında çıktı ve sosyal medya platformları tarafından hızla kullanıma sokuldu.

Bir kumar makinesi gibi, karşınıza ödüllendirici bir içerik mi yoksa hızla geçmek isteyeceğiniz bir saçmalık mı çıkacağı belli değil kaydırırken. Böylece kumardaki gibi “kısmi pekiştirme” özelliği devreye giriyor: Tatmin sağlayan içerik peşinde, öngörülemeyen ödül mantığıyla adeta bir kaydırma bağımlılığı oluşabiliyor. Bir süre sonra harcadığı zamandan pişman olanlar olsa da “ödülün” peşinde yeniden aynı döngüye girenlerin oranı daha fazla.

BEĞENİLME ARZUSU, GERİ KALMA KORKUSU

Facebook’un kuruluşundan üç yıl sonra hayatımıza giren bir diğer özellik ise beğenme, onaylama anlamına gelen başparmak........

© Birgün