menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sonsuz şimdi

36 0
previous day

Sokakta bir kafenin önünde oturuyorum. Başımın üzerinden plastik mermiler geçiyor. Az ileride patlayan gaz bombasının sisi masalara kadar ulaşıyor. Garson kahvemi bırakırken, “Bir sürecin içindeyiz,” diyor. Sonra dönüp başka masaya servis yapıyor.

Bir üniversite öğrencisi, okulunun tam sınav zamanı kapatılıp üç gün sonra yeniden açıldığını anlatıyor. Bir zamanlar adalet yürüyüşü yapmış bir politikacının, kendi partisinin genel merkezini gaz bombalarıyla basmasındaki ahlaki yücelik sorgulanıyor başka bir masada.

Bir sokak satıcısı önümden geçerken durup bir şeyler satmaya çalışıyor, "Bütün bu olumsuz gözüken şeyler, gör bak olumlu şeylerin önünü açacak" diyor gülümseyerek. Sonra bilmiş bir edayla, "Her şeyin nihai etkisini çok sonra görür, anlarız" diyor. Duyduklarım ve gördüklerim bana fazla geliyor, kalkıp yürümeye başlıyorum. Ama ilerleyemiyorum. Sonsuz bir "şimdi"nin içine hapsolmuşum. Çıkamıyorum. Ne yapıp edip balıkçılar kahvesine ulaşmam gerektiğini düşünüyorum.

Kahveye nasıl vardığımı hatırlamıyorum. Ama Osman Abi’nin getirdiği çaydan bir yudum alınca zihnim yerine geliyor, zaman akmaya başlıyor. İnsan ancak geçmişten gelip geleceğe doğru akan bir zamanın içinde kendini........

© Birgün