menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırılmayan hayaller

52 0
18.03.2026

Kumsalda sırt üstü uzanıp yıldızları izliyordum. Arada bir yıldız kayıyor ya da öyle sanıyordum. Benim onları izlediğim gibi, onların da dünyayı izlediklerini hayal ettim. Attila İlhan’ın “yıldızlar eskidirler / onlar bizi bilirler” dizesi geldi aklıma. Belki bir gece yıldızlar yerine füzelerin üzerimden geçişini izleyecektim, dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi. Dünyanın bütün bu savaşları, katliamları durduracağına inanıyor muydum? Dünyaya inanıyor muydum?

İnsan inanmadan yaşayabilir mi? Gelecek güzel günlere, bir dosta, bir sevgiliye, bir davaya, bilime ya da dine… Bir arkadaşım sadece çay içmek için bile yaşayabileceğini söylemişti. Sadece aşka inandıklarını söyleyen şairlerin günlüklerini, yazılarını okumuştum. Gerçekten aşktan başka bir şeye inanmıyor gibiydiler. Ama aşkın en geniş haline… Aynı şairlerin hayal kırıklığı ve keder üzerine şiir yazmaları da boşuna değildi.

Montaigne, ‘Denemeler’inde Hristiyanlar için inanılmaz bir şeyi anlatmak inanmak için bir fırsattır diye yazmıştı. Zihin inanmaya aç bir halde yaşıyor olmalıydı. Dolandırıcılar da insanın bu inanma ihtiyacını tıpkı popülist........

© Birgün