Geleceğin yokluğu
Sürekli şimdiye sıkışmış olmanın o daraltıcılığı, boğuculuğu bu kadar yoğunken, "ânı yaşa" gibi şeyler nasıl da itici. Balıkçılar kahvesinde bile artık kumar bağımlılığından konuşuluyor. Aslında her tür bağımlılık almış başını gitmiş. Orhan Abi, neden böyle oldu diye sorduğunda, aklıma ilk olarak geleceksizlik fikri geldi.
Gelecek tahayyülü çöktüğünde her tür bağımlılığın da önü açıldı. Sadece şimdi vardı, ne geçmiş, ne gelecek... Tüketim toplumu yapısı itibarıyla bir bağımlılık toplumuydu. Kredi kartları bunun için vardır, geleceğin yokluğunda kimse dürtüsünü ertelemez. Kendisine ait olmayan parayla alışveriş yapmaya devam eder.
Freud, haz ilkesinin karşısına koyduğu gerçeklik ilkesiyle dürtünün ertelenebilme kapasitesinden bahsetmişti. Gelecek yoksa, ertelemenin de bir anlamı kalmaz. Haz zamandan kopar; anlamın yerini tekrar alır. Kumar, insanı “kazanma” vaadiyle değil, şimdi duygusuyla kendine bağlar. Bugünün bağımlılıkları bir ahlak sorunundan çok bir zaman sorunu gibi duruyor.........
