menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Acıdan kaçış

40 2
13.08.2025

Psikanalist Gerard Szwec, ‘Gönüllü Çilekeşler’ kitabında, bir ultra-maratoncudan bahseder. Uzun mesafe koşucusu şöyle yazmış günlüğüne: “Ben insan değilim. Ben makineyim. Hiçbir şey hissetmeyen bir makine. Sadece devam ederim, hepsi bu. Kendi kendime söylediğim işte budur. Düşünebildiğim tek şey budur." Birçok kişi bu cümleleri hayranlıkla okuyabilir, kendisinden bir şeyler bulabilir. Bir patron ya da komutan için ideal bir model olabilir. Ama gerçekte düşünmekten, travmasından, acıdan, boşluktan kaçan biri vardır karşımızda. Szwec, işkoliklerin, ekstrem sporcuların, durmaksızın üretme çabası içinde olan çevirmen, yazar ya da sanatçıların çoğunda gözüken bu ruh halinin nedenlerini araştırıyor.

Antropolog ve psikanalist Patrick Declerck'in, Paris'in evsizleri üzerine yaptığı bir çalışmada yazdığı şu söze yer vermiş kitabında Szwec: “Öznenin ayrılmaz bir parçası ve hatta öznenin kendisi haline gelen derin bir acı…” Kaçılmaya çalışan bu acıdır aslında. Bu acı o kadar derindedir ki, kişi kendisini sakinleştirmek için işlemsel düşünceye sığınır. Yani duygular, hayaller ve sembolik düşünce yerine, somut ve işlev odaklı bir düşünme biçimine...........

© Birgün