Düşünce düşünceyi çağırıyor
Bir önceki yazımda, gerçekleştirdiğim söyleşinin temasına uygun üç kitap seçtiğimi ve sizlerle paylaşmak istediğimi belirtmiştim. Araya giren haftada bu kitaplara üç kitap daha ekledim. İster istemez okurken konu konuyu, düşünce düşünceyi çağırıyor… İnsan böyle zamanlarda odaklandığı konulara uygun nitelikli kitaplarla karşılaşınca mutlu oluyor. Yaşamın bir öğrenmeler bütünü olduğunu dile getirmiştim. Yaşamın yaşam sayılabilmesi öğrendiklerimizin umutlu, şefkatli, barışçıl, ilerici ve çözüm odaklı davranışlara dönüşebilmesine bağlı ise değişimin kaçınılmaz, esnekliğin gerekli olduğunu söylemek yanlış olmaz. Böylesi bir hayat yolculuğunda bir çocuk ancak benliğini kavrayarak ve sosyal farkındalığını geliştirerek kendisine güvenli alan açabilir. Düşünce becerilerinin gerilediği, kişinin çevresini algılama yollarının daraldığı, genç yaşa inmiş ruh sağlığı vakalarının arttığı çağımızda ‘ben’den ‘biz’e, zamanı yakalamanın yollarından, hayır deme hakkının psikolojisine uzanan, biraz gerçek anılardan süzülmüş biraz kurgunun gölgesinde büyümüş, hisset, diren, hatırla, gör, oyna, karar ver diyen kitapları şifa niyetine paylaşmak isterim.
Danijela Pavlek’in BEN adlı kitabının kalbimdeki yeri ayrıdır. Mutluluk arayışında içine sürüklendiğimiz ruh hallerine ve beklentilerimize benlik penceresinden bakan anlatı içimizdeki benin ihtiyaçlarını şiirsel bir dille okura fısıldıyor. Hayatta kendimize biçtiğimiz değer, meşguliyetlerimiz, hedeflerimiz, oynamayı ve hayal kurmayı bırakmadığımız ölçüde hak ettiği önemi kazanıyor. Zamanın getirdiklerini karşılarken insana en büyük desteği kim verir? Çocuk yanını gücendirmeyen, iç sesine kulak verenleri sımsıcak güçlü bir metin karşılıyor. (Masal Seramik Evi Yayınları)
Hayal kurmayı bırakmak gibi oyun oynamayı unutmak da çocukluk çağına vurulan en büyük darbe. ANOMALİ çağın yenilikçi yanı kadar kontrolden çıkmaya hazır tehlikeli yönlerini de günümüz çocukları için hikâyeleştiren yazar Dilge Güney’in son kitabı. Yazar bu yeni kitabında serbest oyunun, neşenin, iyiliğin dünyasında gelişen bir ‘anomoli’yi merkeze alıyor. Önce kavramı ve yarattığı çağrışımı........
