Yıkılmam yıkarım, yenilmem ezerim
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Üsküdar Belediyesi’nin AKP’ye geçişi ve öncesinde yaşananlar, ülkede demokrasinin giderek tek seçeneğe doğru sıkıştırılmakta olduğunu bir kez daha kanıtladı.
31 Mart 2024 yerel seçimleri, tarihte sonuçlarına en fazla müdahale edilen seçimler oldu. 2019 yerel seçimlerinden sonra da sonuçlar kayyum kuşatmasıyla değiştirilmiş, HDP’nin kazandığı 65 büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyesinden geriye demokrasi dışı uygulamalar sonucu yalnızca 6 belediye kalmıştı. Ancak 2024 seçim sonuçlarına yönelik hamleler daha farklı ve özel bir anlam içeriyor.
Çünkü ana muhalefeti hedef alan bu saldırılar, sadece çok sayıda belediyeyi ve dolayısıyla iktisadi kaynağı iktidarın kontrolüne geçirmiyor, aynı zamanda yaklaşan genel seçimler öncesi iktidarın potansiyel yenilgisini önleme ajandasına da hizmet ediyor. Yani mevcut baskı periyodu, iktidar değişikliğinin önünü tıkama boyutuyla bir önceki dönemin baskısından nitelik itibarıyla ayrılıyor. İkisinin de ne denli anti-demokratik olduğunu söylemeye gerek yok ama yapılana sadece Yeni Parti’ye ya da 2024 seçimlerini kazanan siyasilere yönelik bir saldırı olarak bakılmamalı.
Gelişmelere bütünlüklü bakıldığında, seçim faaliyetinin ve seçmen iradesinin, ihtiyaç anında siyasetin belirleyici unsuru olmadığı bir Türkiye’nin şekillenmekte olduğu anlaşılıyor. Siyasetin işleyişi ve iktidarın bu sürecin içinde oluşma biçimi yeniden kodlanıyor. Demokrasi halkın talep, beklenti ve tercihlerinden koparılıyor. Seçmenin tercihi, olağanüstü dokunuşlarla geçersiz kılınıyor. Bu basitçe bir “güç gösterisi” değil, gücün her şeyin üzerinde konumlandığı ve asla sorgulanamadığı yeni bir siyasi mimaridir.
Bugünlerde iktidar çevrelerinde şu argümanı sıklıkla duyuyoruz: “Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmeye değil, Türkiye’nin Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olmasına ihtiyacı var”. Bu mantık, zorunlu olarak şu anlamı içeriyor: “Erdoğan’ın aleyhine siyaset yapmak, Türkiye’nin aleyhine siyaset yapmaktır”. Bu gerçekse artık muhalefet etmeye........
