Deniz Göktaş’a neden kafayı taktılar?
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı ikinci gösterisinin 24 Haziran’da YouTube’a yüklenmesi sonrası tüm gözler bir anda genç komedyene çevrildi. Sadece 5 günde 6 milyondan fazla görüntülenen ve politik içeriği sebebiyle günlerdir sosyal medyanın bir numaralı gündemi olan bu müthiş şov nedeniyle Göktaş hakkında soruşturma başlatıldı.
Beklenen oldu diyebiliriz. Zira gösteri internete düşer düşmez hedef gösterme operasyonu başlamıştı. Malum, günün Türkiye gerçekliğinde soruşturma dosyaları önce sosyal medyada açılıyor. Bir kişi yoktur ki sosyal medyada malum hesaplar tarafından hedef alındıktan yargının muhatabı olmasın. Peki Deniz Göktaş’a neden bu kadar kafayı taktılar?
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki “Ölü Deniz” gösterisi mizahi açıdan oldukça başarılı bir iş. Çalıntı esprilere, çiğ taklitlere, şive numaralarına, cılkı çıkarılan köy-kent çelişkisine, ayrımcılıkla bezeli anekdotlara, cinsellik komedisine ya da “babam ateist, annem inançlı ben de ortaya karışık” tarzı cambazlıklara yaslanmıyor. Memleketin politik meselelerini hem güncel dinamikler hem de tarihsel ve sosyolojik olgularla ele alıyor. Hani “güldürürken düşündürüyor” klişesi vardır ya, Göktaş bizi düşünmekten helak olduğumuz konular üzerinden güldürüyor. Üstelik henüz 32 yaşındaki genç komedyen bunu eşine az rastlanır bir yaratıcılık, orijinallik ve olgunlukla yapıyor. Etik ve politik olarak meşru bir yere sırtını dayıyor. Ki bu onun doğal duruşu. Kime nasıl, ne ölçüde vuracağını iyi ayarlıyor. Dolayısıyla bu kadar başarılı bir şov da haliyle büyük takdir topluyor.
Tabii mesele bununla bitmiyor. Bu sadece işin “teknik”........
