menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lolita rasyoneli

30 1
15.12.2025

Sevgilisi terk etmiş, salya sümük... “Saçmalama oğlum” dedi birimiz. “Elini sallasan beş yüz ellisi, unut gitsin.” Bir başka arkadaşımız, “Sen ne hata yaptın ki?” dedi. “Ulrike Meinhof’u anımsa, üzüleceğine öfkelen. Ancak böyle rahatlayabilirsin.”

Bizimki hak verir gibi bir an durdu, sonra kan çanağına dönmüş gözlerini üzerimize dikerek konuştu: “Dost olduğunuz için beni avutmaya çalışıyorsunuz, sağ olun, dostlar böyle yapar. Ama Ulrike’nin bambaşka bir bağlamda söylediği meşhur sözünü bu konuda pas geçiyorum. Kıymetli, en azından benim için kıymetli onca güzel hatırayı unutmak istemiyorum ve beni rahatlatacaksa bile öfkelenip o hatıralara ihanet edemem. Neden rahat olmaya bu kadar meraklıyız ki? Bırakın rahatsız kalayım, bırakın üzüleyim. Beni sevdiğiniz için benim rasyonelimi rasyonalize etmeye çalışıyorsunuz ama yapmayın bunu. Gerek yok.”

“Rasyonalize etmek” Maslakça bir terim. Birine anlamını sorsak “Acı veren, hoşa gitmeyen, işimize gelmeyen bir konuya rahatlatıcı mantıklı gerekçe bulmaya çalışmak” diye bir yanıt verir. İngilizce’de “to rationalize” deniliyor, bunu alıp kullanmışız. “Gerekçelendirmek” Türkçe karşılığı olabilir ama bu sözcük “rasyonalize etmek” kadar net değil. Olumlu bir durumu da gerekçelendirebiliriz ama sadece olumsuz, sorunlu konuları “rasyonalize ediyoruz.”

***

Terk edilmiş arkadaşımız yaşadığı aşk acısına rağmen “unutmak” veya “karşı tarafı suçlamak” önerilerini reddediyor, bunları “rasyonalize etme” olarak nitelendiriyor. Acı çekmenin, rahatsız olmanın, üzülmenin bir “sorun” gibi algılandığı çağımızda tedavi girişimlerini böyle adlandırması ürkütücü bir şekilde doğru.

Eskiden bir çocuğun üzülmesinin, depresyona girmesinin pek haber değeri yoktu. Belki de bu nedenle o kadar da üzülmez, depresyona girmez, travmatik olaylar yaşasak da bundan bir travma........

© Birgün