menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İncin

20 25
09.02.2026

“Oy çokluğuyla ilk konumuzu ‘incinmek’ olarak seçtik.”

“Gerçekten bunu yapacak mıyız ya? Saçma sapan bir konu üzerine konuşacak mıyız?”

“Oybirliği olmamasının nedeni sensin, hadi mızıkçılık yapma. Bir buluşmayı daha çocuklarımızın okullarından bahsederek geçirmek istemiyorum. Derinleştikçe her konu güzelleşir.”

“İncinmenin içinde in ve cin var, mesela”

“Ay Sevan Nişanyan’a bağlama şimdi... Ona bakarsan ‘inci’ de var.”

“Etimoloji değil, direkt reklamcı zırvası. Sizin şu beyin fırtınalarınızın çoğu böyle kelime şaklabanlıklarıyla geçiyor di mi? Ekmeğinizin buradan kazanıyorsunuz.”

“Belki de bunu alaya alma nedenin, ‘inciniir’ olmandır :)

“Cümleyi söyledikten sonra belirgin bir gülücük mimiği yapmak yeni çıktı farkında mısınız? Resmen normal konuşmalarımızın sonuna emoji ekliyoruz. Eskiden yoktu böyle bir şey...”

“Eskiden ‘incinirim’ lafı da viral olmuş değildi. Sonra birkaç komedi dizisinde kullanıldı ve bu sözcük patladı. Şimdi benim narsist bir hıyar olduğumu düşüneceksiniz ama bunun benden kaynaklandığına inanıyorum. Tam milenyum zamanı ilk kez ev sahibi olmuştuk ve annem babam ziyarete gelecekti. Onların yatacağı oda biraz küçük olduğu için standartların dışında bir yatak yaptırmam gerekiyordu, bir marangoz buldum. İstediği parayı hemen peşin verdim ama çıkarken adama, “Bunun önümüzdeki cuma sabahı evime gelmesi gerek, aksi halde incinirim” dedim. Neden böyle bir şey dediğimi ben de bilmiyorum ama adamın rengi beyazlaştı. Cuma sabahı saat altı bile değilken zil çaldı ve marangoz ekibiyle gelip mobilyayı monte etti. Ki bilirsiniz bu marangoz tayfası her işi sallamakla meşhurdur. Sonra hikayeyi her yerde anlatmaya başladım, senaristlerin, yönetmenlerin, oyuncuların olduğu ortamlarda. Ve bir gün bir dizide bu aynen kullanıldı.”

“Peki bundan incindin mi? :)

“Bak sen de emojili konuştun... İncinmedim ama biraz gıcık oldum. Veya dünyanın merkezinin ben olduğunu sanıyorum.”

“Daha banka kartları filan yokken maaşlarımızı bankadan doğrudan çekerdik. İzinli olduğum bir gün maaş yatacaktı, yürüyerek Bahariye Caddesi’ndeki bankaya gittim, öğle paydosundaymış. Kapı önünde tek tek sigara satan bir tezgah var. Cebimde de bir tek........

© Birgün