“Güvencesiz akademisyen özgürce düşünemez”
Türkiye’de yükseköğretim kurumlarında uzun süredir derinleşen güvencesizlik, araştırma görevlilerinin çalışma koşullarını ve akademik geleceklerini giderek daha kırılgan hale getiriyor.
Araştırma görevlileri; performans kriterleri, angarya iş yükü, mobbing ve belirsiz görev tanımları altında çalışırken üniversitelerin pek çok alandaki yükünü taşıyor. Bir yandan eğitimden idari işleyişe kadar farklı görevler üstleniyor, diğer yandan ağırlaşan ekonomik ve kurumsal koşullar altında akademik üretimlerini sürdürmeye çalışıyor.
Üsküdar Üniversitesi araştırma görevlisi Beril Sercem Şengül, Galatasaray Üniversitesi araştırma görevlisi Barış Yentür ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, araştırma görevlilerinin çalışma koşullarını bianet’e değerlendirdi.
“Güvencesizlik, akademik özgürlüğü sınırlıyor”
Beril Sercem Şengül, üniversitelerde güvencesizliğin istisnai değil yapısal bir çalışma rejimine dönüştüğünü söyledi. Şengül’e göre araştırma görevlileri, akademik üretim ve özgürlük açısından da çok yönlü bir baskı altında çalışıyor. Şengül, araştırma görevlilerinin geçici sözleşmeler, kadro belirsizliği, sürekli değişen yükseltme kriterleri ve performans baskısıyla karşı karşıya bırakıldığını belirtti:
“Güvencesizlik, araştırma görevlilerini hem ekonomik açıdan sınırlayan hem de bilimsel üretimin hangi toplumsal koşullarda ortaya konulduğunun altını çizen süreğen politik bir durum haline geliyor”
Araştırma görevlilerinin çelişkili bir konuma itildiğini söyleyen Şengül, bir yandan yayın üretmeleri ve akademik gelişimlerini sürdürmelerinin beklendiğini, diğer yandan ise sürekli erişilebilir ve her işe koşulabilir bir emek gücü olarak konumlandırıldıklarını anlattı:
“Araştırma görevliliği, adında ‘araştırma’ bulunan bir akademik kadro olmasına rağmen, üniversitelerin gündelik işleyişinde çoğu zaman bölümün idari, teknik ve örgütsel yükünü taşıyan ara bir pozisyona indirgeniyor. ‘Bölüm işi’ olarak adlandırılan pek çok görev araştırma görevlisinin asli akademik gelişim sürecinin önüne geçiriliyor. Bu işler çoğu zaman araştırma görevlisinin resmi ve açık biçimde tanımlanmış görevleri olarak değil, bölümün doğal........
