menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her cümleye GBT ve terbiye rejimi

45 0
28.08.2026

Gerçekten artık insanın ne midesi ne vicdanı kaldırabiliyor. Metiner’idir, Tayyar’ıdır ve adını bildiğimiz, bilmediğimiz daha onlarca kişi, çözüm sürecinin yarattığı “konuşma” alanından garip bir konfor ürettiler. Sürekli akıl veriyorlar, sürekli emir halindeler. Sürekli “dost tavsiyesi” başlıkları. Bitmeyen bir terbiye rejimi…

En son vay Amedspor’a nasıl destek verir DEM Parti, vay eş başkanı nasıl Kürdistan lafını kullanır, vay bu süreçte yaslar nasıl kurulur, bu bir sabotajmış.

Çok net ifade etmek gerekir ki, barış ya da çözüm süreci ve süreçten doğan ilişki, bir tarafın diğerine sürekli nasıl konuşacağını, nasıl yas tutacağını, neye sevineceğini, hangi kelimeyi kullanacağını öğrettiği bir terbiye alanı olamaz. Sürecin bütün yükünü Kürtlerin kelimelerine bağlamak, eski asimetrik iktidar alışkanlıklarının açık bir devamıdır. Güçlü olanın bütün konforunu muhafaza ettiği, diğer tarafın ise sürekli kendisini ispat etmek zorunda bırakıldığı bir ilişki biçimi kurulamaz. Bizi ürkütmeyin, bizi kızdırmayın, acınızı bizim izin verdiğimiz kadar yaşayın yaklaşımı demokratik bütünleşme getirmez. Gerçek demokratik siyaset, mevcut yasaların kutsanması yerine o yasaların demokratikleşmesini talep etme hakkıdır. Kürtlerin kendi adıyla görünmesini ayrılıkçılık, kendi hafızasını anlatmasını provokasyon sayan bir zihniyetle toplumsal bütünlük zaten sağlanamaz. Amedspor örneğinde görüldüğü gibi, bir kentin ve toplumun hafızasını taşıyan bir spor kulübünün varlığı bile hemen tahrik kategorisine yerleştirilebiliyor. Bu kulüp şahsında yapılan sistematik ırkçılık ise pek gündem ve sabotaj sayılmıyor. Bunun için illa bir süreç de gerekmiyor herhalde.

Barış, çoğunluğun azınlığa lütfettiği bir izin değildir. Fakat öyle davranılıyor.

Kimseye, “Sizi ancak bizim rahatsız olmayacağımız kadar siz olursanız kabul ederiz” denilemez. Fakat öyle........

© Bianet