menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Elveda dünya, merhaba kâinat"

24 0
23.05.2026

Çocukluğumun büyülü insanı.

Elimden tutup Ankara’nın Yenimahalle’sinde ilkokula yazdırdığın gün daha dün gibi aklımda. 

Barbaros İlkokulu, birinci sınıf. Öğretmenim Nermin Törüner!

Yenimahalle’ye senin Kazıkiçi Bostanları’nda eve getirdiğin ilk kedimiz ''Fakülte'' ile taşınmıştık.

O kedi ile tanışmanı, gömleğinin içine sokup gizlice otobüse binip eve getirmeni yıllarca konuştuk. Kedinin adı "Fakülte" olur mu? Olur! 

Nasıl hatırlıyorsam, DTCF’nin önünde mi dolanmıştı ayaklarına yoksa SBF’de mi? 

İlk hayvan sevgisine de, insan sevgisine de seninle aşılandık.

"Her şey insanı sevmekle başlar", "Benim kâbem insandır" diyen ilk sendin sanki. 

Bize mi öyle gelmişti yoksa...

Evimize ilk fotoğraf makinasi, ilk daktilo seninle geldi.

Şiirler, romanlar, hikayeler seninle aktı.

"İnce Mehmed" i bütün arkadaşlarım senin sesinden dinlediler.

Televizyonun olmadığı yıllar, çoğu zaman mahallenin çocuklarıyla bizim evde toplanır kitap okurduk.

Sonra bir gün bir pikapla geldin eve, beraberinde 45’likler, uzunçalarlar...

Ruhi Su’lar, Selda’lar, Neşet Ertaşlar…

''Yine bir gariplik düştü serime, ben de bilmem ya nice olur halımız''

İlk çocuğun Ceren, Ruhi Su’nun Cerenler’inden aldı adını.

Rahmi Saltuk’u anmadan olmaz. 

Evine mi gittik, evimize mi geldi… Ama senin düğün gibi nişanında beraber türkü söyledik. 

"Uyur idik uyardılar / Diriye saydılar bizi"

İlk ablamı, Nazan’ı anmadan seni anmak olur mu? 

Üç çocuğun güzel anası.

Nazan ablamla yaşadığınız aşk bütün mahallenin ve sülalenin diline düşmüştü.

Dedikodular bizim eve kadar gelmişti.

Arkanızdan bütün mahalleli hayranlıkla, meraklı bakışlarla sokağa çıkar, balkonlara taşardı.

Nazan’ın mini eteğini komşu Hayriye Teyze ile ebemiz Ede Fatma da çok kısa bulmuştu…

Bütün mahallenin çocuklarıyla beraber abim Ömer ve ben de Nazan ablamıza hayrandık. 

Sizin nikah davetiyenizi hiç unutmadım… "Uzun süren bir arkadaşlığın mutlu bir sonuca bağlandığını görmek isterseniz, buyurunuz efendim!" Davet eden sizdiniz, alışılmış davetiyelere benzemiyordu. 

Ve benim ablam Nazan, bir gün "şapkalı gelin" olarak evimize geldiğinde, o zamana dek izlediğimiz bütün aşk filmlerinin acıklı yanı sona ermiş, her şey çiçeğe bürünmüştü.

Evlenmenizin hemen ardından yengemizi de yanına çağıracağın vaatleriyle gittiğin Kanada’dan gönderdiğin mektupları Ömer abimle Nazan’dan saklar ve bir oyun oynardık…

Nazan ablamız kapıdan girdiğinde hemen oracıkta bir kartla karşılaşırdı mesela ; 

"Mustafa’dan mektup var! Masanın........

© Bianet