Ayvalık Film Festivali’nden Devrim Provaları
Savunma Bakanlığının adını cebren Savaş Bakanlığı olarak değiştirmeye girişmiş ABD hükümeti İran halkının çok uzun yıllardan beri süregelen acılarını katmerlendirmekle meşgul. İsrail’in taleplerine uygun olarak başlayan ve birilerinin iktisadi çıkarlarına hizmet ettiği kesin olan saldırı ABD’nin mazisindeki birçok dipsiz kuyudan biri olmaya adayken, İran’daki iktidar da kendi halkına yönelik zalimlikte hız kesmiyor.
Savaş başlamadan kısa bir süre önce baskıcı rejimin şiddetle bastırmaya giriştiği halk hareketine katılmış olanlar idam edilmeye devam ediyor.
Aslen aktris olup yönetmenliğe soyunmuş Pegah Ahangarani senaryosuna da katkıda bulunduğu Devrim Provaları (Rehearsals for a Revolution) adlı belgeselde İran’ın son 50 yılına bizi zarafetle dahil ediyor. 2026 Çek Cumhuriyeti, İspanya ortak yapımı 98 dakikalık film dünya prömiyerini Cannes’da gerçekleştirmişti. Daha önce defalarca işlenmiş mevzuyu şahsi tecrübesini katarak zenginleştirmiş olan Ahangari’nin ibretlik eseri Melbourne, Telluride, Toronto, Leipzig, Hamburg ve Busan’da da seyirciyle buluştu. Bu sene 14-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen Ayvalık’ın beynelmilel film festivalindeki en çarpıcı belgesellerden biri payesini hak eden Devrim Provaları‘nın ABD’deki birçok sinema etkinliğinin programında yer alması da manidar. Ne de olsa Trump ve erkeklik iddiasını pornografik düzeylere çekerek gündemi sık sık işgal etmeye girişmiş Savunma Bakanı Hegseth’in İran’a saldırma mazeretlerinden biri mağdur İran halkını Molla rejiminden kurtarmaktı.
Birbirinden “renkli” arşiv görüntüleri, şurup gibi akan montajı, Ahangari’nin bize film boyunca üst ses olarak eşlik eden şefkatli anlatımı ve daha birçok unsur belgesel seyircisini avucunun içine alıp İran hakkında bir kez daha tefekküre sevk ediyor; halkın isyan hususundaki cesaret ve dirayetine hayran bırakıyor.
Siyasi hayal kırıklığına uğrayıp intihar etmiş olan Ahangari’nin amcasının dediği gibi: ”Bir devrimin yenilgisi herkesindir, zaferi ise birkaç kişinin… İran’ın başarısız olmuş bir düzine yenilgisi var”.
Şımarıklıktan olgunluğa
Belgeselin başında küçük bir kız çocuğu olarak mütemadiyen sevimli olmaya çalışan Ahangari, Molla rejimine ve babasının Irak savaşındaki kahramanlığına methiyeler düzmekte; ufacık da olsa, milliyetçi coşkusuna antipati duymamak mümkün değil. Her zaman ilgi odağı olmak için elinden geleni ardına koymayan iddialı velet çömezliğine soyunduğu bir kadın öğretmeninin başını belaya sokacak kadar da patavatsız.
Bir ev partisinde öğretmenin baş örtüsü takmadığı anları belgelemiş fotoğrafları arkadaşlarına fiyaka olsun diye okulda dağıtınca bedelini tabii ki sevgili öğretmeni ödemek zorunda kalıyor.
Bu ibretlik anekdot şımarık ve hırslı Ahangari’nin kendiyle bir muhasebeye........
