Suriye’ye dönüşün görünmeyen yüzü: “Ev yok, okul yok, güven yok”
Bu haberde soruları yanıtlayan kişinin ismi kişisel bilgilerin mahremiyeti ilkesi gereğince değiştirilmiştir.
8 Aralık 2024’te Suriye’de Baas rejiminin devrilmesi, yalnızca ülkenin siyasi tarihini değil, dünyanın dört bir yanına dağılmış milyonlarca Suriyelinin hayatını da yeniden şekillendirdi. On dört yıl süren savaşın ardından Suriye için ilk kez ciddi bir “geri dönüş” dalgasından söz ediliyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) Aralık 2025’te paylaştığı verilere göre, rejimin devrilmesinden sonraki bir yıl içinde 3 milyondan fazla Suriyeli evlerine geri döndü. Bunların yaklaşık 1,2 milyonu komşu ülkelerden, 1,9 milyonu ise ülke içinde yerinden edilmiş kişilerden oluşuyor.
Ancak bu konu yalnızca sayılarla anlatılabilecek bir süreç değil. Şam sokaklarında, komşu ülkelerde, sınır kapılarında ve diaspora topluluklarında geri dönüş fikrine dair farklı görüşler var.
Adıyaman’da yaşayan 4 çocuk annesi 33 yaşındaki Şam ile kalmanın mı yoksa gitmenin mi daha zor olduğunu konuştuk.
“Çocuklarım korkudan her gece altına kaçırıyordu”
Şam, 2 çocuğu ve eşiyle birlikte İdlip’te yaşarken 2013 yılında kendilerini savaşın ortasında buluyorlar. Çatışmalarla birlikte yaşam koşullarının ortadan kalktığını şu sözlerle anlatıyor:
“Biz Suriye’den çıkmadan önce savaş çok başlamıştı. İki oğlum vardı, savaştan, korkudan artık her gece altlarına kaçırmaya başladılar. Her gün daha kötüye gittiler. Dedim ki, bu çocuklar akıllarını kaybedecekler, psikolojik olarak hiç iyi değiller. Biz çocuklarımız için savaştan kaçtık.”
Mülteci çocuk yoksulluğunun küresel haritası
“Şu an Suriye’ye dönmek istemiyoruz”
Ailenin evi........
