menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Otizmli çocuklar okuldan okula gönderiliyor: “Bu çocuk buraya ait değil”

9 0
19.10.2026

2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte otizmli öğrencilerin eğitim sistemindeki görünmezliği de yeniden gündeme geldi. Okula yerleştirilemeyen, ihtiyaç duyduğu desteği alamayan veya ders saatleri kısaltılan çocukların yaşadıkları, eğitime erişimdeki sorunların yalnızca kayıt işlemlerinden ibaret olmadığını gösteriyor.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), son olarak 1 Ekim 2026'da yayımladığı 2025-2026 örgün eğitim istatistiklerinde, özel eğitim kapsamında taşımalı eğitim hizmetinden yararlanan öğrenci sayısının 136 bin 12'den 150 bin 405'e yükseldiğini açıkladı. Bakanlık bu artışı eğitime erişimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirdi. Ancak açıklanan bu sayı, otizmli öğrencilerin kaç saat ve hangi koşullarda eğitim alabildiğini göstermiyor.

Peki, otizmli çocuklar okullarda gerçekte ne yaşıyor? İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği (İSOTGÖNDER) Başkanı Sarah Başar ile okul kayıtlarından özel eğitim sınıflarına, kısaltılan ders saatlerinden akran zorbalığına ve ailelerin hak arama mücadelesine kadar uzanan sorunları konuştuk.

Okullar açıldı, bir çocuk hâlâ okul arıyor

Başar'ın anlattığı örneklerden biri, eğitim sistemi içinde aylarca okul aramak zorunda kalan otizmli bir çocuğa ilişkin.

Derneğin yaz aylarından bu yana takip ettiği öğrencinin yerleştirme sorunu, 5 Ekim 2026 itibarıyla hâlâ çözülmemişti.

Başar, çocuğun durumunun kamu görevlileri ve otizm alanındaki temsilcilerin katıldığı bir toplantıda ele alınmasına rağmen sonuç alınamadığını söyledi:

Kamu görevlileri ve otizm alanındaki temsilcilerin bulunduğu bir toplantıda öğrencinin kimlik bilgileri dahi katılımcılara sunulmuş olmasına rağmen çocuk kurumlar arasında yönlendirilmeye devam ediyor. Ailesi ‘bu çocuk buraya ait değil’ yaklaşımıyla karşı karşıya kalıyor.

Kamu görevlileri ve otizm alanındaki temsilcilerin bulunduğu bir toplantıda öğrencinin kimlik bilgileri dahi katılımcılara sunulmuş olmasına rağmen çocuk kurumlar arasında yönlendirilmeye devam ediyor. Ailesi ‘bu çocuk buraya ait değil’ yaklaşımıyla karşı karşıya kalıyor.

Bir başka başvuruda ise yoğun desteğe ihtiyaç duyan bir öğrencinin, devam ettiği özel eğitim uygulama okulundan özel eğitim sınıfına yönlendirilmek istendiğini aktardı.

Çocuğun sınıftan tuvalete tek başına gidemeyecek ölçüde desteğe ihtiyaç duyabildiğini anlatan Başar, “Yerleştirme kararının kurumun kolaylığına göre değil, çocuğun gerçek destek ihtiyacına göre verilmesi gerekiyor” dedi.

“Her şey şansa bırakılmış durumda”:........

© Bianet