menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Köstebek yuvası şehirler: Belediye ihmalleri kuryeleri öldürüyor

24 0
02.04.2026

Kuryelik mesleği, dışarıdan bakıldığında bir noktadan diğerine paket taşıma işi gibi görünse de; sahadaki kurye için her gün 10-12 saati aşan bir “sokak” ve "asfalt mesaisi"dir.

Bu mesai, sadece trafik yoğunluğuyla değil, yerel ve merkezi yönetimin ihmalleriyle döşenen bir "mayın tarlası" içinde hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda.

31 Mart 2026’da çalışırken iş cinayetinde hayatını kaybeden 24 yaşındaki Hüseyin Burak Kılıç bu tablonun en acı örneği oldu.

2025’te en az 44 moto kurye çalışırken hayatını kaybetti, 4’ü çocuk

Hüseyin hayatını kaybetti, ertesi gün yol çalışması yapıldı

Hüseyin, Kocaeli Gebze’de Paket Taksi bünyesinde Migros Hemen kuryesi olarak çalışıyordu.

O gece yağmurlu havaya rağmen motorunun üzerine çıktığında aklında tek bir şey vardı: Son paketini de vaktinde teslim edip, dört aylık hamile olan eşini hastaneye rutin kontrole götürmek. Ancak o heyecan, Gebze Yenikent Mahallesi’ndeki Dicle Caddesi’nde bir iş cinayetiyle yarım kaldı.

Caddenin yokuşta olan kısmında meydana gelen yol çökmesi sonrası, caddenin daha geniş bir bölümünün araç geçişine kapatılmaması ve çökme alanına sadece aralıklı beton bariyerlerin dizilmesi, yeterli işaret konulmaması Hüseyin’i ölüme sürükledi.

Hüseyin’in vefatından hemen sonra belediye ekiplerinin olay yerine gelip yolu apar topar düzeltmeye başlaması, acı bir Türkiye gerçeği gibi! Önlem, ancak bir can yitip gittikten sonra alınmaya değer görülüyor.

Belediye ekipleri bölgede çalışırken oraya giden bir kurye, çektiği videoda; “Eğer o dolgu çalışması dün yapılsaydı, eğer o cadde çökme noktasının çok öncesinden emniyet şeritleriyle kapatılsaydı; Hüseyin bugün aramızda olacak ve çocuğunun doğumunu bekleyecekti. Bu basit bir trafik kazası değil; öngörülebilir, önlenebilir iş cinayetidir.” diye durumu çarpıcı şekilde ifade etti.

Bu gönderiyi Instagram'da görMoto Kurye Haber-Yorum (@kurye_haber)'in paylaştığı bir gönderi

Moto Kurye Haber-Yorum (@kurye_haber)'in paylaştığı bir gönderi

Buzdağının görünmeyen yüzü

Hüseyin Burak’ın Gebze’deki kaybı veya geçen hafta Maraş’ta 27 yaşındaki Mustafa Keklik’in yolda kapatılmayan bir çukur yüzünden hayatını kaybetmesi münferit vakalar değildir.

Kurye Haber’in dijital platformlarında gerçekleştirdiği 24 saatlik bir anketin sonuçları, şehirlerimizin kuryeler için nasıl birer "köstebek yuvasına" dönüştüğüne dair özet bir tablo sunuyor.

Ankete katılan yüzlerce meslektaşımız arasından 248 kurye, bizzat belediyelerin veya Karayolları’nın yol çalışmalarındaki eksiklikler nedeniyle kaza yaptığını beyan ediyor. 93 kişi bu ihmaller yüzünden kaza yapan arkadaşının haberini paylaşırken, 59 kurye ise doğrudan bir iş cinayetine veya ağır yaralanmaya tanıklık ettiğini belirtiyor.

Bu sayılar buzdağının görünen yüzü. Tutanaklara geçmeyen, "hafif sıyrıklarla atlatıldı" denilip geçilen, ancak kuryenin hem psikolojisini hem de sermayesi ve üretim aracı olan motorunu hırpalayan binlerce olay, şehirlerin kuryeler için ne kadar güvensiz olduğunu ortaya koyuyor.

Rota algoritmanın, risk kuryenin

Kuryelik, çatısı olan bir iş değildir; kuryenin iş yeri, her pakette, her yeni rotada yeniden kurulan ve kontrolü tamamen dışarıda olan sokaklardır. Ancak bir fabrikada yerdeki bir yağ sızıntısı "iş kazası" riski olarak görülüp derhal temizlenirken, kuryenin iş yeri olan yoldaki devasa bir çukur, iyi kapatılmamış bir rögar kapağı "dışsal bir faktör" olarak geçiştiriliyor.

Esnaf kurye modelinde kuryeler, platform şirketleri tarafından "kendi işinin patronu" olarak tanımlanıyor; ancak bu "patronluğun" tek karşılığı, tüm risklerin kuryenin üzerine yıkılması oluyor.

Kurye gideceği yolu kendisi seçmiyor; algoritma hangi sokağa sürerse, hangi kestirmeyi dayatırsa oradan gitmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla o yolun güvenliği, sadece belediyenin değil, o kuryeyi o yola süren platform........

© Bianet