menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sahurdan iftara sofraya zam: Türkiye’nin bitmeyen Ramazan enflasyonu

23 0
13.02.2026

Türkiye, 19 Şubat’ta başlayacak olan Ramazan ayına, gıda fiyatlarında son yılların en agresif "öncü zam" dalgalarından biriyle giriyor.

bianet’in 2014’ten bu yana Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mikro veri analizleri üzerinden yaptığı inceleme Ramazan’ın yalnızca dini bir dönem değil, aynı zamanda fiyatlama davranışlarının sistematik biçimde bozulduğu takvimsel bir enflasyon momenti haline geldiğini gösteriyor.

Ancak burada “enflasyonist şok” kavramını dikkatli kullanmak gerekiyor: Ramazan tek başına enflasyon üretmiyor; son beş yıldır mevcut yüksek enflasyon rejimi içinde talep yoğunlaşması fiyat artışlarını hızlandırıyor.

Ocak 2026: Fırtına öncesi sessizlik bozuldu

TÜİK verilerine göre Ocak 2026’da gıda ve alkolsüz içecekler grubu aylık yüzde 6,59 arttı. Bu oran, pandemi başlangıcı olan 2020’den bu yana “Ramazan öncesi ay” kategorisinde görülen en yüksek artışlardan biri.

Ancak burada önemli bir eksik bağlam var. 2024’teki yüzde 8,25’lik artış, genel enflasyon seviyesinin çok daha yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşmişti. 2026’daki yüzde 6,59 artış ise baz etkisinin görece daha zayıf olduğu bir ortamda yaşandı. Bu nedenle 2026 verisi, fiyatlama katılığının hala yüksek olduğunu gösteriyor.

bianet'in incelediği 2014-2026 dönemini kapsayan verilerde 2019 sonrası belirgin bir kırılma göze çarpıyor. 2018 kur şoku sonrası Türkiye’de fiyatlama davranışları bozuldu ve Ramazan öncesi artışlar geçici olmaktan çıkıp kalıcı enflasyon basamağına dönüştü.

Yani gıda fiyatları Ramazan ayından önce ivme kazanıyor, Ramazan ayı içinde ise artışını sürdürerek "yeni normal" haline geliyor.

Merkez Bankası analizi:........

© Bianet