menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pedro Sánchez: Avrupa siyasetinde aykırı bir ses

44 0
06.03.2026

Avrupa siyasetinde son yıllarda savaş karşıtı söylemi ve uluslararası hukuk vurgusuyla öne çıkan liderlerden biri İspanya Başbakanı Pedro Sánchez.

Gazze savaşına yönelik sert eleştirileri, Filistin devletini tanıma kararı ve İran krizi sırasında ABD’ye karşı aldığı tutum hem İspanya’yı hem de Sánchez’i Avrupa’daki birçok ülke ve liderden farklı bir konuma taşıdı.

Sánchez sadece Filistin ve Gazze değil Venezuela'dan Ukrayna'ya uzanan krizlerde de uluslararası hukuku merkeze alan net çıkışlarıyla tanınıyor.

Destekçileri onu “uluslararası hukukun savunucusu” olarak tanımlarken, eleştirmenleri ise İspanya’yı gereksiz diplomatik gerilimlerin içine sürüklemekle suçluyor.

Sosyalist liderden başbakanlığa

Pedro Sánchez Pérez-Castejón, Ağustos 2004'te Madrid'de belediye meclisi üyesi olarak siyasete adım attı. 2009'da Temsilciler Meclisi'ne seçildi. 2014'te de İspanya Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) Genel Başkanı seçilerek muhalefet liderliğine geldi.

2016’daki seçimlerini Mariano Rajoy'un liderliğini yaptığı Halk Partisi'ne kaybetti. Merkez sağ olan Halk Partisi, Meclis'te çoğunluğu kazansa da tek başına iktidar olmaya yetecek oy oranına ulaşamadı.

Sánchez partisinin çekimser kalarak Halk Partisi'ne destek vermesine karşı çıktığı için istifa zorlanınca görevini bıraktı. Bir yıl sonra ise tekrar partisinin genel başkanı olarak seçildi.

2018’de ise parlamentoda yapılan güven oylamasıyla Rajoy'u devirdi ve başbakan oldu. Ateist kimliğini saklamayan Sánchez, İncil ve haçın üstüne yemin etmeyi reddetti. Anayasa'nın üstüne yemin etmeyi tercih eden başbakan olarak İspanya tarihine geçti.

Ekonomi doktorasına sahip olan Sánchez zamanla Avrupa siyasetinde sosyal demokrat çizginin en görünür isimlerinden biri haline geldi.

Görev süresi boyunca özellikle dış politikada “çok taraflılık”, uluslararası hukuk ve diplomasi vurgusunu öne çıkardı. Ancak son iki yılda Ortadoğu’da yaşanan krizler, bu yaklaşımın en belirgin şekilde test edildiği alan oldu.

Gazze savaşı ve Filistin’i tanıma kararı

İspanya hükümeti Mayıs 2024’te Filistin devletini resmen tanıdığını açıkladı. Norveç ve İrlanda'yla birlikte Filistin'i resmen tanıyan ilk ülkeler arasında yer aldı. Sánchez, kararın iki devletli çözümün yeniden canlandırılması ve kalıcı barış için atılmış bir adım olduğunu söyledi.

Sánchez, henüz Gazze savaşının başında İsrail'in eylemlerinin uluslararası hukuka uygunluğunu sorgulayan az sayıda Batılı liderden biri oldu. Gazze'de sivil kayıplar arttıkça İsrail'e yönelik eleştirilerinin dozunu artırdı.

İspanya’yı Avrupa Birliği içinde İsrail’e yönelik en sert siyasi eleştirileri yönelten hükümetlerden biri haline getirdi.

Madrid yönetimi daha sonra........

© Bianet