menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Saraçhane’den CHP Genel Merkezi’ne: Asıl sınav belirsizlik

33 0
23.05.2026

Önce bir kadının sesi duyuluyor:“Ananı da al git dedin, ben de CHP’ye geldim.”

Kendisine baktığımı fark edince gülümsüyor. “On yıldır buradayım” diyor. Sesinde yorgunluk olduğu kadar hüzün de var.

CHP’nin seçilmiş yöneticilerinin görevden alınıp yerine partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun atanmasının ikinci günü. Ankara’da, CHP Genel Merkezi’ndeyiz.

Özel'in çağrısı karşılık bulmuş

Burası bir yanıyla İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı günlerdeki Saraçhane’yi hatırlatıyor. İnsanlar hem öfkeli hem duygusal, bir yandan da garip bir dayanışma hissiyle ayakta. O günlerin “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganının yerini şimdi burada “Hain Kemal” sloganı almış durumda.

Özgür Özel, dün sabaha karşı yaptığı çağrıda demokrasiye sahip çıkmak isteyen herkesi akşam 20.30’da genel merkeze davet etmişti. Çağrısı karşılık bulmuş. Genel Merkez’in önü sendikalardan sivil toplum örgütlerine, öğrencilerden emeklilere kadar her kesimden insanla dolu. Gazeteci arkadaşların çoğu bir gün öncesine göre çok daha kalabalık bir kitle olduğunu söylüyor. “Ankara gibi bir memur kenti için 9 günlük tatil öncesinde çok iyi kitle” diyor bir başkası.

Kalabalığın içinde herkes birbirine bir şey anlatıyor. Kimi öfkesini, kimi hayal kırıklığını, kimi de hâlâ umudunu. O umut Özgür Özel konuşmaya başlayınca daha da görünür oluyor.

Özel yine kendine has üslubuyla, kalabalıkla sohbet eder gibi konuşuyor. Bir gün önce İstanbul’daki konuşmasını il örgütünde dinlemiştim. Orada sesi daha temkinliydi daha ölçülü, daha dikkatliydi sanki. Her kelimesini seçerek konuşuyor gibiydi. Ankara’daki konuşmasında ise tonu daha sert, daha net. Sesi titremiyor. Olan bitenin adını daha açık koyuyor: “AKP’nin butlan kolları...”

Kalabalığın içinde dolaşıp insanlara ne hissettiklerini soruyorum. Herkesin anlatacak bir hikâyesi var. Öfkenin birazı da medyaya. CHP’lilerin önemli bir kısmı Halk TV ve Sözcü TV dışında ekran açmadıklarını anlatıyor. Diğer kanalları artık doğrudan karşı cephe olarak görüyorlar. Bu durum öfkeyle birlikte bir kopuşa da neden olmuş anladığım kadarıyla.

Bir yurttaş: eylem yapacak mıyız?

Sendikalar, sivil toplum örgütleri, sol örgütlerden insanlar da burada. Özel seçim otobüsünden konuşurken yurttaşlarla sohbet etmeye devam ediyorum. Şehir dışından geldiğini söyleyen yaşlı bir erkek dikkatimi çekiyor. Çok üzgün. “Daha ne olsun?” diyor. Sonra ekliyor: “Özgür Özel somut bir şey söylemedi. Eylem yapacak mıyız? Ne yapacağız biz bundan sonra? Ona göre burada kalacağım ya da gideceğim.”

“Gitmeyin” diyorum. “Burada kalın, partililer size yer bulur.” Başını sallıyor. “Olmaz” diyor. “Benim gibi çok insan vardır şimdi...”

"Demokrasiye sahip çıkan bir kadın olarak burdayım"

Biraz ileride Trabzon’dan gelen avukat Çağla Özgür’ü görüyorum.........

© Bianet