İBB Davası / Gürkan Akgün: “Haksız bilirkişi raporuna göre tutukluluk kararı verilecekse gerekçesi açıklansın”
Gürkan Akgün: “Şahsi olarak ben değil, bulunduğum makam suçlu ilan edildi”
İBB Genel Sekreter Yardımcısı ve eski İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Gürkan Akgün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada yaptığı savunmada, hakkında yöneltilen suçlamaların kişisel bir delile dayanmadığını belirterek, “Şahsi olarak ben değil, bulunduğum makam suçlu ilan edilmiştir” dedi.
Akgün, iddianamenin Medya A.Ş., Kültür A.Ş. ve Reklam Yönetim Müdürlüğü başlıklı bölümünde kendisine çeşitli eylemler üzerinden suç isnat edildiğini belirtti. Ancak bu bölümde adı geçen sanık, tanık, gizli tanık ve müşteki ifadelerinin hiçbirinde isminin geçmediğini söyledi.
Hakkındaki suçlamaların dayanağının yalnızca kamu görevi olduğunu ifade eden Akgün, şöyle konuştu:
“Burada bahsi geçen firmalarla bırakın ticari ilişkiyi, herhangi bir şekilde tanışıklığım ve görüşmem dahi olmamıştır. HTS baz kayıtlarında, MASAK raporlarında veya başka herhangi bir dokümanda hakkımda tek bir tespit, bana yönelik tek bir bulgu dahi yoktur. Burada yer almamın yegâne sebebi yapmış olduğum kamu görevi ve idareciliktir. Dolayısıyla şahsi olarak ben değil, bulunduğum makam suçlu ilan edilmiştir.”
“Hesabı verilemeyecek tek kuruş yok”
Akgün, görev yaptığı dönemde gerçekleştirilen ihalelerin mevzuata uygun olduğunu savundu. İhalelerde herhangi bir baskı, gizli belge paylaşımı ya da hile unsuru bulunmadığını belirten Akgün, “Hesabı verilemeyecek tek kuruş yok. Tüm bu ihaleler mevzuata uygun yapıldı. Kimse baskı altında kalmadı” dedi.
Hakkındaki suçlamalarda kullanılan bilirkişi raporlarını da eleştiren Akgün, raporları hazırlayan kişilerin resmi bilirkişi olmadığını, bakanlık çalışanları olduğunu söyledi.
Akgün, raporlarda hem maddi hem de hukuki hatalar bulunduğunu belirterek, “Bunları hâlâ gerekçe olarak kullanıyorlar. Bilirkişi raporunun haksızlığı ortadayken bu bilirkişi raporuna göre tutukluluk devam kararı verecekseniz bunun gerekçeli kararının açıklanmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Sayıştay incelemelerinde bulgu çıkmadı”
İBB’de yaklaşık 20 yıldır idarenin sağlıklı işlemesi amacıyla benzer uygulamaların sürdürüldüğünü belirten Akgün, söz konusu işlemlerin Sayıştay tarafından da incelendiğini ve herhangi bir bulguya rastlanmadığını söyledi.
Akgün, “Bazı iddialar tutarsız ve somut delil yoktur. İBB’de 20 yıldır süreklilik arz edecek şekilde idarenin sağlıklı işlemesi için benzer tüm ihalelerde mali yükümlülükler istemiştir. Bunlar Sayıştay’da incelendi ve bulgu olmadı” dedi.
“19 Mart sonrası suç gibi ilan edilemez”
Savunmasında soruşturma ve yargılama sürecinde eşitlik ilkesinin zedelendiğini de belirten Akgün, benzer encümen kararlarına imza atan bazı AKP’li meclis üyelerinin yargılanmadığını söyledi.
Akgün, “Daha önce suç olmayan unsurlar 19 Mart sonrası suç gibi ilan edilemez. Bütün suçlamalar aklanmıştır. Soruşturma ve yargılama aşamasında hukukun temel eşitlik ilkesi zedelendi. Aynı encümelerin benzer kararlarına imza atan AKP meclis üyeleri yargılanmadı” diye konuştu.
Akgün, hakkındaki “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasını da reddederek savunmasını, “İhaleye fesat karıştırma suçu yoktur. Bu tamamen kurgudur” sözleriyle tamamladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bürokratlarına yönelik davada tutuklu yargılanan İBB Emlak Yönetimi Dairesi Başkanı Kağan Sürmegöz ve avukatı Prof. Dr. Devrim Güngör, mahkeme heyetine sundukları savunmada hakkındaki suçlamaları reddederek tahliye talep etti.
2006'dan bu yana İBB'de kademe kademe yükseldiğini, Kadir Topbaş döneminde müdürlük, 2022'de ise Daire Başkanlığı görevine getirildiğini belirtti. Reklam gelirlerini 27 milyon TL'den 3 milyar TL seviyesine çıkardıklarını söyleyerek kişisel çıkar sağlamadığını ifade etti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Emlak Yönetimi Dairesi Başkanı olarak görev yapan Türk mimar, şehir plancısı ve bürokrat Kağan Sürmegöz “hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum, tahliyemi istiyorum” dedi.
“İrtibat kurmak 18 ay tutukluluğa yeter mi?”
İBB davasında tutuklu yargılanan Güldem Şık: “İrtibat kurmak 18 ay özgürlüğe kelepçe vurmaya yeterli mi?”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki iddialara ilişkin davada tutuklu yargılanan Güldem Şık, duruşmada savunma yaptı. Şık, dosyada kendisine yöneltilen suçlamalara ilişkin ifadelerde “istenen paralar, alınan arsalar, verilen villalar” gibi herhangi bir maddi menfaat iddiasının bulunmadığını söyledi.
Şık, hakkında görülen kişi kartında yer alan iki araçtan birinin gecikmede olan taşıt kredisiyle alındığını, diğer aracın ise ailesinin İzmir’de kullandığı araç olduğunu belirtti. Şık, ailesinin kızının okul masraflarını karşılayabilmek için bu aracı da satmak zorunda kaldığını aktardı.
Şık, “Benim burada tutsakken onların varlığına dua etmekten başka yapabilecek hiçbir şeyim yok” dedi.
“Benim de yaptığım iş bu kadar basittir”
Savunmasında kendisine yöneltilen suçlamayı bir örnek üzerinden anlatan Şık, mahkeme heyetine şöyle seslendi:
“Başkanım, siz ve heyetiniz tahliye ve tutukluluk kararı veren en yetkili makamsınız. Peki siz bana ‘Güldem git şu kişileri tutukla’ der misiniz? Kulağa ne kadar mantıksız ve saçma geliyor değil mi?”
İddianamede isimleri geçen kişilerden talimat almasının da aynı ölçüde mantıksız olduğunu belirten Şık, “Benim de iddianamede isimleri geçen kişilerden talimat alabilme olasılığım bu kadar mantıksızdır ve yoktur” dedi.
Şık, yaptığı işin niteliğini ise mahkemenin ihtiyaç duyduğu bir tedarikçiyle bağlantı kurulması üzerinden örnekledi. Davanın başından bu yana avukatların duruşmaları daha iyi takip edebilmek için önlerindeki masalara prompter ya da ekran talep ettiğini belirten Şık, mahkemenin bu talebi onaylamasına rağmen idari birimlerin tedarik sağlayamaması durumunda kendisinden uygun tedarikçiyi yönlendirmesinin istenebileceğini söyledi.
Şık, “Bu yönlendirmede herhangi bir suç var mıdır? Yoktur. Aslında benim de yaptığım iş bu kadar basittir” ifadelerini kullandı.
“İrtibat kurmak 18 ay tutukluluğa yeter mi?”
Şık, kişi kartında kendisine ilişkin suç tarifinin “irtibat kurmak” olarak yer aldığını belirterek, bunun 18 aylık tutukluluğu haklı çıkaramayacağını söyledi.
Şık savunmasını şu sözlerle tamamladı:
“İrtibat denilen bu olgu 18 ay birinin özgürlüğüne kelepçe vurmaya yeterli midir? Bu sorunun cevabı var mıdır? Yok.”
Avukat Enes Ermaner, İBB davasında tutuklu Aykut Erdoğdu, Ramazan Gülten ve tutuksuz Yavuz Oğhan’ın avukatları Hüseyin Ersöz ve kendisi hakkında “hakaret” ve “tehdit” iddiasıyla soruşturma başlatıldığını açıkladı. “Yarın Çağlayan’a gidip ifade vereceğiz” dedi.
Ramazan Gülten: Kanıt yok
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten, duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaların dört başlıkta toplandığını belirterek tahliyesini talep etti. Gülten, suçlamalara konu işlemlerde kişisel menfaat........
