menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ilk gün: Mekanı okumak, sorgulamak ve dönüştürmek

19 0
25.07.2026

Atölye BİA’nın Beyoğlu’ndaki ofisinde düzenlenen ve iki gün sürecek olan Mekansal Okuryazarlık Atölyesi, bugün Atölye BİA Koordinatörü Ceyda Sungur’un açılış ve çerçeve konuşmasının ardından katılımcıların tanışmasıyla başladı. 

Atölyenin ilk gününde katılımcılar, mekanın toplumsal ilişkilerle nasıl üretildiğinden araştırmacının mekanla kurduğu ilişkiye, açık kaynaklardan mekansal bilgiye erişimden saha çalışması öncesi yazma pratiğine kadar farklı başlıkları ele aldı. 

Atölyenin ilk gün programı şöyleydi: 

Mekansal Okuryazarlığa Giriş (Ceyda Sungur)  

Toplumsal Mekanın Üretimi (Ceyda Sungur)  

Mekanla Yakınlaşma (Gülşah Aykaç)  

Açık Kaynaklardan Mekansal Bilgiye Erişim (Nuray Çolak Tatlı)  

Tarlabaşı’nı Nasıl Bilirsiniz? 

MEKANSAL OKURYAZARLIK ATÖLYESİ

Ceyda Sungur: "Mekansal okuryazarlık içinde bulunduğumuz düzeni sorgulamayı gerektiriyor"

MEKANSAL OKURYAZARLIK ATÖLYESİ

Gülşah Aykaç: "Mekana nereden baktığımız, ne gördüğümüzü değiştiriyor"

          Bu gönderiyi Instagram'da gör                       Atölye BİA (@atolyebia)'in paylaştığı bir gönderi

Atölye BİA (@atolyebia)'in paylaştığı bir gönderi

Mekanı tanımaktan dönüştürmeye: Mekansal okuryazarlık

Atölyenin ilk günü, Dr. Ceyda Sungur’un yürüttüğü “Mekansal Okuryazarlığa Giriş” oturumuyla başladı. Sungur, katılımcılarla mekansal okuryazarlığın ne anlama geldiğini tartıştı. Mekanı toplumsal hafıza, gündelik yaşam, sınıfsal ilişkiler ve kentteki dönüşümler üzerinden ele aldı. 

Katılımcılar, mekan ve hafıza ilişkisini farklı örnekler üzerinden tartıştı. Binaların mimarları, kapı zilleri, kentsel dönüşümle küçülen evler ve mahallelerde değişen ticari yapılar bu örnekler arasındaydı. Sungur, mekansal okuryazarlığı “tanıma, tanışma ve dönüştürme” süreci olarak tarif etti. 

Sungur, mekanı tanımanın ötesine geçerek oradaki toplumsal ilişkilere müdahil olmanın önemine dikkat çekti: 

Mekanın taşıdığı toplumsal ilişkiler bütünüyle karşılaştığımızda, o mekanla bir tanışma yaşamaya başlarız. Böylece mekanın ve oradaki toplumsal ilişkilerin parçası olur, yani müdahil olmaya başlarız. Burada dahillik ve müdahillik arasındaki farka vurgu yapmak isterim. Dahillik bir şeyin parçası olmak, müdahil olmak ise onu değiştirme ve dönüştürme kapasitesini de içinde barındırıyor. Bu süreci bir farkındalık kazanma süreci olarak düşünebiliriz.

Mekanın taşıdığı toplumsal ilişkiler bütünüyle karşılaştığımızda, o mekanla bir tanışma yaşamaya başlarız. Böylece mekanın ve oradaki toplumsal ilişkilerin parçası olur, yani müdahil olmaya başlarız. Burada dahillik ve müdahillik arasındaki farka vurgu yapmak isterim. Dahillik bir şeyin parçası olmak, müdahil olmak ise onu değiştirme ve dönüştürme kapasitesini de içinde barındırıyor. Bu süreci bir farkındalık kazanma süreci olarak düşünebiliriz.

Bu çerçevede Sungur, mekansal okuryazarlığı eleştirel düşünmeyle gelişen ve zamanla bir yurttaşlık pratiğine dönüşen bir süreç olarak ele aldı.

Mekan toplumsal ilişkilerle nasıl üretiliyor? 

Günün ikinci oturumunda Ceyda Sungur, “Toplumsal Mekanın Üretimi” başlığıyla katılımcılarla bir araya geldi. Oturum, “Neden mekan değil de toplumsal mekan diyoruz?” sorusuyla başladı. Katılımcılar bu soruyu hafıza, sosyalleşme, eşitlik, güvenli alan ve farklı toplumsal grupların mekanla kurduğu ilişkiler üzerinden tartıştı. 

Sungur, mekanın toplumsal ilişkilerle birlikte şekillendiğini vurguladı. Toplumsal ilişkilerin mekan içinde kurulduğunu, bu ilişkilerin........

© Bianet