menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullarda çocuk yoksulluğu ve eğitime yansıması

44 0
05.05.2026

"Bir ülkede çocuklar yoksulsa, sorun onların ailesinde değil; o ülkenin adalet anlayışındadır."

Çocuk yoksulluğu, yalnızca bir hanenin gelir düşüklüğüyle açıklanabilecek ekonomik bir mesele değil. Aynı zamanda bir çocuğun hayata hangi koşullarda başladığını, eğitime hangi imkânlarla tutunduğunu ve geleceğe dair umutlarını nasıl kurduğunu belirleyen çok katmanlı bir toplumsal sorun. Bu sorunun en görünür olduğu alanların başında ise okullar gelir. Çünkü yoksulluk; sınıfta sıranın başında, teneffüste beslenme çantasında, okul gezilerinde ve karne gününde kendini bütün çıplaklığıyla gösterir.

Türkiye’de son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, çocuk yoksulluğunu eğitim alanında daha görünür hale getirdi. TÜİK’in 2024 çocuk yoksunluğu verilerine göre yaklaşık her 10 çocuktan 4’ü yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor. Ayrıca çocukların önemli bir kısmı günde en az bir kez protein içeren gıdaya erişememekte, bazı hanelerde çocuklara yeni kıyafet almak bile mümkün olamıyor.

Bu tablo, okul başarısını doğrudan etkileyen eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor.

Yoksulluk içindeki çocuklar eğitime çoğu zaman dezavantajlı başlar. Evde sessiz bir çalışma ortamının olmaması, internet ve bilgisayara erişim eksikliği, yardımcı kaynaklara ulaşamama gibi faktörler akademik başarıyı doğrudan etkiler. Bugün Türkiye’de bazı hanelerde çocukların ders çalışabileceği ayrı bir alanın dahi bulunmaması, fırsat eşitliği tartışmalarını daha yakıcı hale getiriyor. TÜİK verilerine göre hanelerin yüzde 11,2’sinde çocukların evde ders çalışabileceği uygun bir alan yok.

Özellikle sınav odaklı eğitim sisteminde maddi imkânı olan öğrenciler özel ders, kurs, dijital platform üyelikleri ve kaynak kitap desteğiyle öne geçerken; yoksul çocuklar aynı yarışa çok daha geriden başlamak zorunda kalıyor.

Bu durum yalnızca bireysel başarıyı değil, toplumsal adaleti de zedeler. Eğitim, sosyal hareketliliğin en güçlü aracı olarak görülürken; yoksulluk bu aracın etkisini azaltan görünmez ama sert bir bariyere dönüştürüyor.

Yoksulluğun okula en........

© Bianet