Bir neslin bitmeyen sınav yolculuğu
"Gençlerin önüne sürekli sınav koymak, onlara hedef vermek değil; önlerine engel koymaktır."
LGS bitti. Şimdi yüzbinlerce öğrencinin gözü YKS'de. Bu hafta sonu gençlerimiz bir kez daha hayatlarının en önemli dönemeçlerinden biri olarak gösterilen bir sınava girecek. Ancak artık sormamız gereken soru şu: Çocuklarımız ve gençlerimiz ne zaman çocukluklarını ve gençliklerini yaşamaya başlayacak?
Türkiye'de eğitim hayatı neredeyse tamamen sınavlar üzerine kurulmuş durumda. Ortaokul yıllarında LGS, lise sonunda YKS, üniversite sonrasında AGS ve ardından KPSS... Gençlerimiz çocukluklarını, gençliklerini ve hatta yetişkinliğe ilk adımlarını sınav salonlarında geçiriyor. Her sınavın ardından yeni bir sınavın hazırlığı başlıyor. Bir hedefe ulaşıldığında ise karşılarına başka bir sınav çıkıyor.
Henüz 13-14 yaşındaki çocuklarımız LGS stresiyle tanışıyor. Daha oyun çağında olan çocuklar, iyi bir liseye yerleşebilmek için yoğun bir yarışın içine giriyor. Ardından lise yılları boyunca YKS baskısı başlıyor. Gençler dört yıl boyunca üniversite sınavına hazırlanıyor, dershanelere gidiyor, özel dersler alıyor ve hayatlarını büyük ölçüde sınav programlarına göre şekillendiriyor.
Üniversiteyi kazandıklarında ise bu kez her şeyin düzeleceğini düşünüyorlar. Oysa mezuniyet yaklaştığında yeni sınavlar onları bekliyor. Özellikle öğretmen adayları için AGS, kamu kurumlarında........
