Açlıktan ölmenin sanat kabul edildiği şehir
Aktör olarak hem ana akımda hem de bağımsız sinemada pek çok unutulmaz portre yaratan, “Karayip Korsanları”ndan Jim Jarmusch’un şiirsel western’i “Ölü Adam”a açılan yelpazede oyunculuk gücünü sonuna kadar sergileyen Johnny Depp, yönetmenliği de deneyen bir sanatçı. 1997’de Marlon Brando’yla birlikte kamera karşısına geçtiği “The Brave” filmiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturan ünlü aktör, aldığı olumsuz eleştiriler nedeniyle bir tür tövbe etmiş, tam 29 yıl boyunca yönetmenlikten uzak durmuştu. Şimdi ikinci yönetmenlik denemesi “Modi: Deliliğin Kanadında Üç Gün” (Modi: Three Days on the Wing of Madness) ile karşımızda. Bu kez oyuncu kadrosunda yer almıyor.
TRAJİK BİR YAŞAMDAN KESİTLER
Film, 20. yüzyılın en özgün ressamlarından biri kabul edilen İtalyan sanatçı Amedeo Modigliani’nin (1884-1920), Paris döneminden bir kesiti anlatıyor. Çoğu ressam gibi, yaşarken eserleri çok düşük fiyatlara satılan, ölümünden sonraysa büyük değer kazanan Modigliani, dönemin sanat akımlarının dışında kendi tarzını yaratmaya çalışmış, uzun yüzlü, ince boyunlu, güçlü psikolojik ifadeye sahip insan figürleriyle dikkat çekmişti. Carlos Ruiz Zafon “Rüzgârın Gölgesi” romanında “Paris, açlıktan ölmenin sanat kabul........
