Türk voleybolunda değişmeyen hastalık
Merhaba Kıymetli Okurlarımız,
Bugün voleybolumuzun kanayan bir yarasından ‘Haberiniz Olsun’ istiyorum.
A Kadın Milli Takımımız VNL’de bir kez daha kupayı kaldırıp göğsümüzü kabartırken; U16 ve U17 kadın milli takımlarımız da Balkan Şampiyonası’nda namağlup zirveye çıktılar. Üstelik U16 Kadın Milli Takımımız, ilk kez oluşturulmuş bir yaş grubu olarak yarışarak bu gururu bize yaşattı.
Filenin Sultanları 2023 yılında ABD Arlington’da Çin’i 3 - 1 yenerek ilk VNL şampiyonluğunu elde etmiş, hemen ardından Brüksel’de Sırbistan karşısında 2 kez geriye düştüğü dev finali 3 – 2 kazanıp Avrupa Şampiyonu olmuştu.
Bu sene de Çin’in Macau özerk bölgesinde Brezilya’yı ilk setini kaybettiği maçta 3 - 1 yenerek 2. kez VNL şampiyonluğuna ulaştılar.
Şimdi sırada 21 Ağustos’ta başlayacak olan 34. Avrupa Voleybol Şampiyonası var. Azerbaycan, Çekya ve İsveç ile birlikte ev sahiplerinden biri olduğumuz bu turnuvada Millilerimiz, 2023’ün o muazzam atmosferini tekrar yaşatmak ve ülkemizi bir kez daha gururlandırmak için sahaya çıkacak.
Öncelikle 24 saatte ilkemize üç kupa kazandıran U16, U17 ve A Milli Takımlarımızın bu üst üste gelen şampiyonluklarında başta Başkan Mehmet Akif Üstündağ ile emeği geçen tüm sporcularımız olmak üzere, teknik heyetleri ve çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum.
MADALYANIN DİĞER YÜZÜ
Gelen şampiyonluğun ardından pek çok başarı hikâyesi okuyacaksınız. Ancak ben konuya biraz farklı bir pencereden bakarak, başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Türkiye’de ne yazık ki pek çok insan voleybolun temel kurallarını, taktik sistemlerini, antrenörlerin oyun anlayışlarını ve oyuncu karakterlerini bilmeden maç izliyor. Ne acıdır ki bu bilgi eksikliğinden aldıkları cesaretle de her şeyi ve herkesi acımasızca eleştirebiliyorlar!
Son dört........
