Yahudi'nin Yahudi'den başka dostu yoktur
Daha önce genelde Araplar özelde Arap Yahudilerde ecdat sözü olan şu tekerlemeyi duymuş muydunuz; “Ben ve Kardeşim kuzenlerimize karşı, ben ve kuzenlerim yabancıya karşı.” Filhakika bu deyi Âlemin takriben tüm şubelerinde vardır. Kuranda geçen Şa’b-Şu’ub dallanmak, şubeleşmek, farklılaşmak, boylara ayrışmak demektir. Bu Kuran tabirini hatalı ama yaygın olarak halk, ırk, topluluk olarak kullanılmaktadır. Velhasıl bu kadim deyim aile, kabile, aşiret, millet, sivil-askeri örgüt, parti, şirket yaşamında özel durumlar hâsıl olduğunda” zuhur eder. Peki, yabancı (dış düşman) olmadığında ne olur?
Kuzenler rakip ve hasım konumunda olur. Kuzenler olmadığında da husumet ve çatışma kardeşler arasında vuku bulur. Küçük-azınlık topluluklarında bu durum daha belirgindir. Farklı boyutlarıyla ‘Azınlık Psikolojisi’ üzerine yayımlanmış sosyolojik ve tıbbi akademik çalışmaları inceledim. Ayrıca tecrübeyle sabittir ki bendeniz bu durumu şahsen yaşadım. Konu hakkında uzmanlardan derlediğimiz ortak kanaat ne diyor okuyalım; “Azınlık psikolojisi, toplum içinde sayıca az olan, başat olmayan veya ayrımcılığa maruz kalan grupların deneyimlediği stres, ötekileştirilme, uyum sağlama çabası ve kimlik savaşı gibi psikolojik süreçlerdir.”
Dışlanma korkusu, savunma mekanizmaları ve çoğunlukla çatışma veya etkileşim halindeki davranış kalıplarını içerir. Azınlık Psikolojisinin temel özellikleri arasında, cinsel kimlik veya diğer farklılıklar nedeniyle hiyerarşide aşağıda kalan grupların maruz kaldığı kronik stres fazladır. Azınlık grupları, çoğunluk tarafından "farklı" olarak algılandıklarında ayrışmayı pekiştirici davranışlar sergileyebilir, bu da ötekileştirilme ve yalnızlık duygusunu artırır. Bireyin hem kendi grubuyla bağını korumaya çalışması hem de çoğunluk kültürüne uyum sağlama mücadelesinde “Sosyal Kimlik Savaşı” güçlenir.
Azınlık grubu, tutarlı ve kararlı bir tutum sergilediğinde, çoğunluğun inançlarını veya davranışlarını değiştirme potansiyeli sahibi olabilir. Aksi takdirde; Kendi grubuna bağlılık artarken, dış dünyaya karşı güvensizlik gelişebilir. Kültürü özümseme içgüdüsü ile çoğunluğa benzeme çabası ya da tam tersi, katı bir şekilde kendi kimliğine sığınma durumu oluşur. Özellikle baskı altındaki bireylerde kendini yetersiz hissetme durumu ortaya çıkar. Kıssadan hisse; Azınlık psikolojisi sadece sayısal bir azlık değil, güç ilişkilerinde pasif kalmanın getirdiği ötekileştirilme deneyimi ve buna verilen psikolojik tepkiler bütünüdür.
Azınlık Stresi, ötekileştirme ve yalnızlık, sosyal........
