menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail’in Dürzi mühendisliği

81 0
19.08.2026

Düşmana hakkını teslim etmek; nefret edilen, karşı karşıya gelinen ya da rakip olan bir odağın gücünü, zekâsını, başarısını veya yeteneğini yiğitçe ve dürüstçe kabul etmektir. Politik ve stratejik analizde bu durum duygusal bir zayıflık değil, tam aksine en yüksek rasyonellik seviyesidir. Zira rakibi küçümsemek, stratejide yapılabilecek en büyük hatadır. Düşmanın hamlelerindeki zekâyı objektif olarak analiz etmek, ona karşı doğru savunma geliştirmek için zorunludur. Kişisel veya ideolojik olarak düşmandan nefret edilse bile, onun askeri, diplomatik veya ekonomik bir başarısını inkâr etmemektir. Kültürümüzdeki “yiğidi öldür, hakkını yeme” atasözüyle tam olarak aynı anlama gelir. Kendi kamuoyunu rahatlatmak için düşmanı sürekli “beceriksiz, zayıf, akılsız” göstermek analitik bir körlük yaratır. Düşmana hakkını teslim eden analist, sahayı manipülasyonlardan arındırılmış, çıplak bir gerçeklikle görür.

Bunları neden anlattık; emperyalist devletlerin klasik sömürge siyasetleri, bütünü (Büyük Suriye’yi, Anadolu’yu, Irak’ı, Arap Yarımadası’nı) parçalara ayırarak, her parçaya devletçik inşa ederek bütünü parçalar üzerinden yönetme sanatını icra etti. Uluslararası siyonist akıl ve İsrail, kendisini çevreleyen (kuşatan) farklı devletlerde varlığını sürdürmek zorunda kalan benzer parçaların bütünleştiricisi, kurtarıcısı sıfatıyla zuhur ederek, devasa bir coğrafyayı önce kontrol sonra da ilhak etme planını hayata geçirdi. Ve görünen o ki 100 sene önce üç parçaya bölünen ve üç devlet bayrağı altında (Suriye, Lübnan, İsrail) yaşamak zorunda kalan Dürziler için tasarlanan tüm parçaların İsrail bayrağı altında toplanması planında uzun bir yol alındı.

Azınlık olan ama stratejik düşünme, plan ve uygulama vizyonuna sahip Yahudi Devleti İsrail, stratejik körlük, ihanet veya işbirlikçi konumunda olanların akılsız söylem ve eylemleri sebebiyle (Suriye’de hakim olan zihniyet ve itimat ettiği şeyhler ve silahlı örgütler) bütünden koparılmış, ait olduğu milletin bünyesinden atılmış, ihmal edilmiş, uzaklaştırılmış veya zulüm altında olan azınlık Dürziler ile büyümektedir. Sahada gözlemlediğimiz gerçeklik şudur: Çekim ve cazibe gücüne haiz, stratejik vizyonu olan bir azınlık (Yahudiler) muhtaç, aciz ve saldırı altında olan başka azınlıkları (şimdilik Dürzileri) içine çekerek nüfuzunu büyütme, alanını genişletme stratejisini başarıyla yürütmektedir.........

© Aydınlık