Misafirlerimiz gitti
Birkaç yıldır küçük bahçeli bir dairede kalıyoruz. Bulunduğumuz bölgede binaların alt katlarındaki dairelerin 30 ila 50 metrekare arasında bahçeleri bulunmakta. Bizim küçük dairemiz de onlardan biri. Bu daireyi, göl kenarında daha büyük bahçeli bir ev satın almak isteyen bizden önceki ev sahibinden satın almıştık.
Bahçeyi ilk gördüğümüzde evin fiyatı ile ilgili pazarlık bile etmedik. Sadece bir soru sormuştuk: “Fiyattan daha ne kadar düşebilirsiniz?” Bu sorumuza cevap, “Sadece bin avro düşebilirim, o da badana yaptırmanız için para olsun.” şeklinde olmuştu.
Topu topu 45 metrekare olan bahçede elli altmış ağaç bulunmaktaydı. Defne ağaçları, çamlar, Avrupa’nın birçok ülkesinde yetiştirilmesi yasaklanan, defne ağacına benzeyen ancak kuşların bile konmadığı, meyvesi yenilmeyen defne ağacı benzeri bir şey, birkaç egzotik ağaç ve onlarca hibiskus ağacı vardı.
Bahçe; defneler, çamlar, egzotik ağaçlar ve onlarca hibiskusla öylesine doluydu ki 45 metrekarelik bir alandan çok küçük bir koruluğu andırıyordu. Burada bizden önceki ev sahipleri adeta kendilerini dışarıya kapatmışlardı. Komşuların bahçeleriyle sınır bağlantısı bulunmaktaydı, fakat onlar bahçede görünmez olmuşlardı. Bahçede ancak ağaç dallarını kaldırarak veya yana çekerek komşularla iletişim kurulabiliyordu.
Kentin içinde bulunan bir ormana sadece elli metre mesafede olan bu yeri devraldık. Devraldığımızdan bu yana ağaçları birkaç yıl içinde biraz seyrelttik hem........
