ABD çöktüğünde ne olacak?
ABD öyle bir ekonomik büyüklüğe ulaşmıştır ki... Sadece kendisi batmaz. Etrafında bulunanları da içine çeker.
Çin ile ilgili, “İstese elindeki ABD tahvillerini piyasalara satar ve ABD’nin nefessiz kalıp batmasına neden olabilirdi.” denir. Evet, Çin istese elindeki tahvilleri ikincil piyasalarda satmaya başlayıp ABD ekonomisinin ani batmasına neden olabilirdi.
Çin, bunu bilinçli bir şekilde değerlendirmedi. Bugün elinde bunu yapabilecek tutarda ABD tahvili kalmadığını söyleyebiliriz. Her ne kadar bugün ABD borç yaratma yeteneği sonlanmaya doğru gitse de, Çin bundan birkaç yıl önce ABD tahvillerini elinde bulunduran birinci ülke konumundayken, bugün Japonya ve İngiltere’nin ardından üçüncü durumdadır.
Çin Halk Cumhuriyeti, çok önceleri birinciliği Japonya’ya, ikinciliği ise 2025 yılı Mart ayında Birleşik Krallık’a devretmiştir. Çin’in arkasından gelen Belçika, Lüksemburg ve ülke olduğu bile tartışılır Cayman Adaları, bir süre sonra Çin ile yer değiştireceklerdir.
Çin, bugün ABD’yi doğrudan batırmak yerine adım adım sıkıştırarak teslim alma politikası izlemektedir.
Çin’in ABD’ye ihracatı 2025 yılında, ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri politikaları nedeniyle 2024 yılına göre yaklaşık yüzde 30 düşmüştür. 2024 yılında 438,8 milyar dolar ihracat yapılmış iken 2025 yılındaki ihracat 308 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.
Çin yine de toplam ihracatını 2025 yılında %5,5 oranında artırarak 3,77 trilyon dolara ulaştırmıştır. Çin bu ihracat artışını yüzde 13,4 ile ASEAN, yüzde 8,4 ile AB ve yüzde 25,8 ile Afrika ülkelerine artırarak gerçekleştirmiştir. (veriler Trading Economics.com)
Bu detayı neden verdim. Çünkü Çin yurt dışı satışları ile yurt dışı piyasalara bağımlı bir ülke durumundadır. Bu piyasalarda gerileme, 1,4 milyar nüfuslu Çin’e yıkıcı etki yapacaktır.
ABD’nin 2025 yılı toplam ithalatı 4 trilyon 334 milyar dolar. Türkiye’nin toplam 2025 yılı ithalatı ise 365 milyar dolar.
Dünya Ticaret Örgütü rakamlarına göre uluslararası ticaretin dünya GSYH’ye oranı, 1800’lerden itibaren aşağıdaki şekilde seyretmiştir.
“Tarihsel Gelişim ve Dönüm Noktaları
Küresel ticaretin GSYH içindeki payı (ihracat ve ithalat toplamı) zaman içinde şu şekilde bir seyir izlemiştir:
- 1800-1914 (Birinci Küreselleşme Dalgası): Sanayi Devrimi ve ulaşım teknolojilerindeki (buharlı gemiler, demiryolları) ilerleme ile dünya ihracatının GSYH’ye oranı yüzde 7’den yüzde 15’e yükselmiştir.
- 1914-1945 (Korumacılık Dönemi): Dünya savaşları ve 1929 Büyük Buhranı nedeniyle ticaret hacmi sert bir düşüş yaşamış; 1930’larda ticaretin payı önemli ölçüde azalmıştır.
- 1945-1990 (Savaş Sonrası Yükseliş): GATT’ın (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması) kurulmasıyla gümrük vergileri düşmüş ve ticaret yeniden canlanmıştır. 1970’te bu oran yüzde 12 seviyelerindeydi.
- 1995-2008 (Hiper-Küreselleşme): Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) kuruluşu ve Çin’in küresel sisteme entegrasyonu ile oran yüzde 20’den (1995) yüzde 31’e (2008) fırlamıştır.
- 2008-Günümüz (Durgunluk ve Dalgalanma): 2008 krizinden sonra ticaretin GSYH’ye oranı bir platoya girmiştir. 2022’de yüzde 31 olan bu oran, 2023’te mal ticaretindeki yavaşlama ile yüzde 29’a gerilemiştir.”
Rakamlardan da görüleceği gibi dünyada yaratılan katma değerin ortalama yüzde 30’u uluslararası ticaretten ortaya çıkmaktadır. Bu oran mal ticareti yönündendir. Mal ve hizmet ticareti olarak bakarsak DTÖ bu oranın yüzde 58’lere ulaştığını söylemektedir.
Yani bugün dünya dış ticaret ile zenginleşmektedir. Dış ticarette çöküş, dünyada çöküş ve büyük kaos yaratır.
ABD, yüzde 11’lik pay ile Çin’in yüzde 12’lik payının hemen ardından, dünya ticaretindeki pay olarak ikinci durumdadır.
ABD yaklaşık 90 ülkenin en büyük ihracat pazarıdır. Bunların arasında Çin, Kanada, Meksika, Almanya, İngiltere, Brezilya, Güney Kore, Tayvan, Vietnam bulunmaktadır. Tüm bu verileri bir araya getirdiğimizde, ABD’nin çok kutuplu dünya içindeki kutuplurdan biri olması, ABD içindeki gelişmelerin bu pozisyona ikna(!) edilerek getirilmesi çok mümkün görünmemektedir. Çöküşe giden ABD, dünyada yeni devrimler çağının açılışına kaynaklık etmektedir.
