Türk işçisinin asaleti
Dün gibi aklımda.
Zaten nasıl unutulur ki?
Bir facia yaşanmış maden ocağı çökmüş
işçilerimizden haber alınamıyor,
kurtulana şükrediyoruz
kâh ağlayarak, kâh dualarla ekran başındayız.
Tam da bu haldeyken bizler
bir görüntü düşüyor bu ağır acının arasında.
Göçükten tam onbir saat sonra
yaralı kurtulan maden işçisi
Murat Yalçın
ambulansta çizmelerimi çıkarayım, sedye kirlenmesin diyor.
Eli yüzü kapkara olmuş ama o kocaman yüreği tertemiz kalmış bu güzel adamın sözleri
hiç çıkmayacak gibi mıhlandı zihinlere.
En çok da gönüllere.
Bir benzeri Manisa’nın Gördes ilçesinde yaşandı.
Hastaneyi kirletmemek için ayakkabılarını çıkaran kepçe operatörü Halil Şen
bu davranışının medyaya düşmesi üzerine
ne yaptım ki ben diye şaşırmış
“Ayağımdaki bot çamurluydu baktım hastanenin fayansları tertemiz, içim elvermedi” deyivermişti.
İşte onurun ve işte
asaletin dimdik duruşu.
Bu öyle bir asalet ki hastanesini, ambulansını kirletmeye çekiniyor.
Evine girerken ayakkabısını çıkardığı gibi hastanesini, ambulansını da düşünüyor,
çünkü biliyor ki bu vatan onun.
Çünkü biliyor ki koruyup
kollarsa rahat edecek kocaman yüreği.
Namusuyla, helalinden, her kuruşu hak ederek kazandığı için de
böyle gözü tok, gönlü tok
vakur dimdik asaletiyle.
Hepsinden Allah razı olsun bin kere.
Kaybettiklerimizin şad olsun ruhları.
Deprem mi oldu,........
