Retro kriz dönemi
En sevmediğim kasım ayı muhtemelen bu yılın kasım ayı olacak..
Daha önceki ise 1999 Kasım ayıdır..
Düzce depreminin olduğu kasım ayı..
Sobaların yandığı evlerin göçükleri altında kalan yurttaşlarımız..
Kendimi kaldırıp götürmemiş olmanın verdiği iç huzursuzluğu unutamam ..
Hoş 17 Ağustos sonrası Gölcük - Çınarcık hattına gittim de ne oldu.. Gençtik, bir şeylerin ucundan tutalım diye başladık.. Sonra büyük sorumluluklar ve uykuların kaçması.. Afet, savaş psikolojisini görmek.. Acıyı bilmeyen, onu dindiremez, hatta azaltamaz..
Bu kasım ayı ise ABD seçimlerine Trump gerçek bir zaferle gitmek zorunda.. “Aksi takdirde kaybederim” korkusunu sonuna kadar yaşıyor.. Bütün dünyanın gözünde seçimi çoktan kaybetti bile..
Ama Amerikan seçmeni farklıdır.. Empatiyi, merhameti, insani duyguları petrol fiyatları ile yarıştırmaz.. Güzellemelere hemen aldanırlar.. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı ateşe veren Obama’yı yeniden seçmemişler miydi?
Şimdi temel soru şudur: Trump’ın Kasım seçimlerine götüreceği bir zafer öyküsü için dünyanın neresinde kimlerin canı yanacak? Oysa ki seçim vaadi neydi? Savaşları bitirmek.. Bunun için ilk Alaska görüşmesini savaştaki Rusya devlet başkanı ile yapmamış mıydı? Küreselci Batı medyası hemen “Sayın Vladimir Putin’in yörüngesine girmiş bir ABD başkanı” portresi çizerek süreci sabote etmeye çalışmamış mıydı? Bu soğuk savaş dönemi hikayelerini ısıtıp ısıtıp halka yedirenlerin dünyasındayız.. Arka plandaki hedefleri gizlemek için bu zeka düzeyi yerlerde senaryolar hep yazılır..
Düşünsenize.. Dünyanın en büyük yayılıma sahip askeri gücünün devlet başkanı savaştaki bir devletin başkanının güdümünde..
Küreselci medya.. Soğuk savaş paradigmalarından beslenen bu hegemon güç tam bir akıl tutulması yaratır: Bir Rus (Sovyet) her zaman sizi kontrol edebilecek güce sahiptir.. Gülmeyin, soğuk savaş dönemi gazetelerdeki yazı dizilerini okuyun, sinema endüstrisinin ürettiği senaryolara bakın..
Batı merkezli öğretinin yumuşak güçle teslim almaya çalıştığı insan aklı..
Bugün geldiğimiz nokta da bu teslimiyetin sonucu.. Trump Putin’in kuklası olmuştu..
Ancak ortaya çıkan nedir? Trump kimsenin kuklası değil, ancak ABD bürokrasisi bütün olarak İsrail fanatiği grupların kontrolünde.. Trump’ın hareket alanı yok edilmiş..
Bunu ben uydurmadım, bizim buradan gördüklerimiz ve bunu teyit eden ABD ve dünya medyasındaki uzmanların ifadeleri..
Gerçeklik küreselci medyanın dediğinin tam tersi olarak ortaya çıktı..
Şaşırdınız mı?
RETRO KRİZİN KAPSAMI
Krizin ne olduğunu ve kimler tarafından........
