Metafizik Epstein adası ve aydınlanmanın rönesansı
Sayın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bir TV programındaki sözleri: “İran’ın nükleer silahı bulunmamaktadır. Bir nükleer silah üretme yönünde bir gayreti de bulunmamaktadır.”
Türkiye Cumhuriyeti dış politikasını yöneten isim bunu söylerken aksini iddia etmek mümkün müdür?
Zira, en üst bilgi akışına hakim kişi, İran düşmanlığını ezber yapmış Avrupa-Atlantik merkezli emperyalistlerden farklı olarak konuyu değerlendiriyor: İran’ın nükleer silah yapmaya çalıştığı yönünde bir emare yok.
Ancak, Atlantik-Avrupa merkezli bakış diyor ki “Biz İran’a güvenmiyoruz.” Elindeki zenginleştirilmiş uranyumdan-yani nükleer enerji geliştirme kapasitesinden- vazgeçsin.
Peki bu inancın merkezinde ne var? Neo-liberal tüketim toplumu için yaratılan anlam kodları..
İran’ın bugüne kadar güvenilmez olduğunu söyleyenler bunu ne şekilde delillendiriyorlar? Hiç bugüne kadar İran’ın “bunu yapmıyorum” dediği halde yaptığı bir şey duydunuz mu? Mesela uranyum zenginleştirmesi yapmıyorum dedi mi?
İnkar etti mi?
Peki, diyelim ki İran güvenilmez, kim güvenilir? Yani güvenilir olan kimdir?
Gazze’de çoluğun çocuğun üzerine bomba yağdıranlar mı?
Müzakereler devam ederken Tahran’a saldıranlar mı?
Rusya müzakere masasına davet edilmişken müzakere sırasında insansız hava aracı ile baskın saldırısı düzenleyenler mi?
Zamanında bolca kazandık bitti, artık kendi koyduğumuz hukuk sınırları içinde rekabet edemez olduk, haydi tekrar 1899 Lahey Barış Konferansı öncesine dönelim, uluslararası hukuk bitti, diyenler mi?
Hakkını vermek lazım, Nazilerin ünlü propaganda makinisti Goebels öyle bir miras bıraktı ki insanlığın hafızasına.. Sonrasında böyle bir güçten kimse vazgeçmek istemedi..
Öyle bir propaganda gücü oluşturdular ki.. Kötüler iyi, iyiler kötü olarak gösterildi.. Yaşam tarzları, dinsel ruhani inançları üzerinden, kültürel bağları, gelenekleri üzerinden insanlar hor görüldü.. Sırf neo-liberal tüketim yasam tarzını reddettikleri, geleneksel yaşam tarzını tercih ettikleri için onlara cahillik, ahlaksızlık, tembellik, riyakarlık yakıştırıldı.. Bunları yapan tek bir makine var: Propaganda..
Bu propagandayı sessizce boyun eğerek kabul edenlere sesleniyorum…
Siz.. İşte o makinenin esirisiniz..
Yıllarca bizim ülkelerimize........
