menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki Ateş, Tek Hesap

19 0
07.07.2026

Muharrem mateminin ardından kazanlarda aşure kaynadı. Lokmalar paylaşıldı. Yas, paylaşmanın bereketiyle buluştu. Ardından temmuz geldi.

Temmuz ayının ilk günleri bizim gönlümüzde 1993 yılından kalan iki yaranın yeniden sızladığı günlerdir.

Otuz üç aydın.

Otuz üç köylü.

Otuz üç yıl...

Kâğıttaki iki “3” nasıl aynıysa, Madımak’ın otuz üçü ile Başbağlar’ın otuz üçü de birbirinden koparılamaz. Biri ateşle, biri kurşunla işlendi. Acı aynı acıydı. Gözyaşı aynı gözyaşıydı. Oyun aynı oyundu. Sadece sahaya sürülen taşeronlar farklıydı.

SİVAS’IN TAŞLARINDAKİ BİN YILLIK HAFIZA

Madımak Oteli’nin önüne karanfillerimizi bıraktık.

Cumhuriyet Meydanı’nda güller açmıştı.

Çiçekler rengârenkti. İnsanların yüzünde ise tek renk vardı. Hüzün...

İstasyondan meydana yürürken Hasret Gültekin’in türkülerini mırıldandım. Usumda Behçet Aysan’ın dizeleri dolaşıyordu.

Sonra Koray Kaya geldi aklıma. Katledildiğinde aynı yaştaydık. Bugün ise Koray’dan 33 yaş büyüğüm. Usta’nın dediği gibi büyümüyor ölü çocuklar.

Sivas sokaklarında yürürken insan yalnızca bir anmaya katılmıyor. Bin yıllık bir medeniyetin içinden geçiyor.

Buruciye Medresesi, Çifte Minareli Medrese, Şifaiye Medresesi, Sivas Kongre Binası, Hükümet Konağı...

Selçuklu iz bırakmış.

İlhanlı iz bırakmış.

Beylikler iz bırakmış.

Osmanlı iz bırakmış.

Cumhuriyet iz bırakmış.

Hepsi yan yana duruyor.

İşte bu büyük birikim Anadolu’nun mayasıdır.

Çin Seddi’nden Hindistan içlerine, Avrupa’nın ortalarına kadar uzanan büyük devletler........

© Aydınlık