menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Önemli terekeler pazara düştü

10 0
yesterday

Son haftalarda iki ayrı müzayede evinde arkeoloji dünyamızın iki önemli ismine ait terekelerden bazı parçaların satışa sunulması, öteden beri var olan bir sorunu tekrar tartışmaların odağına taşıdı.

Bu terekelerden biri arkeoloji dünyamızın duayenlerinden Halet Çambel’e, bir diğeri ise yine aynı değerdeki hocaların hocası arkeolog Jale İnan’a aitti. Sorun ise; her iki terekenin daha önceden bir kuruma bağışlanmış olmasından sonra müzayede listelerine girip satışa sunulmasıdır.

Bir kuruma (Boğaziçi Üniversitesi) bağışlanan değerli terekelerinin sonrasında çeşitli yollarla satışa sunulmaları yeni bir durum değildir. Bağışı alan çeşitli kurumlardan bazıları ne yazık ki bu bağışa sahip çıkamayarak onu çeşitli yollarla elden çıkarma yolunu seçiyorlar. Ya bağışı yapan kişilere iade ediyorlar ya çeşitli yollarla parça parça satıyorlar, ya da çoğunlukla envanter tutmaya bile gerek görmeden onu bir kenara atarak önemsizleştiriyorlar.

Bağışı gerçekleştirilmiş bir terekeden bazı evrakın satışa sunulma olayına gelince bunun de en önemli nedeni çalıntı olma ihtimalinin çok yüksek olmasıdır. Eğer bağışı alan kurum, bu terekeyi alırken bir envanter tutmayıp, bavullar ya da kutular içinde gelişigüzel sahiplenmişse, bir çalıntı ya da kaybolmada bu eserlerin (evrakın) kendisine ait olduğunu kanıtlaması çok zordur. Ancak teslim alırken envanteri oluşturulmuşsa bu eserlerin kendisine ait olduğunu ortaya koyması da çok kolaydır. Çünkü bir çalıntı ya da yok edilmesi durumunda envantere bakılarak hangi eserin eksik olduğu ortaya çıkmaktadır.

Halet Çambel terekesinin bağışlandığı kurum satışa sunulan eserlerin kendilerine ait olmadığını belirtirken, bu terekenin bağışlama sürecinde bulunan Halet........

© Aydınlık