Hiç Helen olmayan Anadolu
“Sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak dönmelisiniz.”
Mustafa Kemal
Prof. Dr. Fahri Işık’ın “Hiç Helen Olmayan Anadolu” isimli konferansını dinliyorum. Power Point slaytları eşliğindeki konuşmasının ilk slaydı Atamızın yukarıdaki cümlesi. Ve ekliyor: Biz klasik köken bilimciler Atanın buyruğu yolunda “Geri dönemedik” Avrupa’dan… “Daima hakikat arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça ifadeye cüret gösteren adamlar olamadık”, diyor…
Devam ediyor: “Bütün dersleri Avrupa’dan alan adamlar olduk. Yauna/İon Yunan oldu, Batı uygarlığını Yunanlar yaratmış oldu, nasıl olur’u sormadık” diyor. Sormaya cüret ediyor. “Her yerde okunan masallar inandırdı. Pamfiliyalılar, Likyalılar, Psidialılar da Helen halklarındandır dendi, Luvi değil miydi?” diyor.
ESKİ YAZARLARIN KAYNAĞI MİTOSLAR TARİH SANILDI
“Eski yazarların kaynağı mitoslar tarih sanıldı” diyor. “Hellas’ın Dor istilasıyla yerle bir olduğu bir ortamda Atinalı Kodros oğulları Anadolu Egesindedir” diye açıklıyor. Paul Klee’yi dile getiriyor: “Ben örnek olandan kökene inmek isterim. İlk sebebin gelişimi beslediği sır gibi duran ana unsura” dediğini…
Hoca ekliyor: “Demek ki sorunu biz çözeceğiz. Çünkü arkeoloji köken bilimdir. Uygarlığın ilk basamağı olan Paleolitik dönemden itibaren Anadolu’da çeşitli yerel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan ve varlıklarını İ.Ö. ikinci binyıl sonuna kadar kesintisiz sürdüren yerel kültürler söz konusudur”.
ANADOLU UYGARLIĞI
Devam ediyor: “Özellikle yerel etnik gruplara ait kültürlerin kaynaşmasıyla Anadolu’ya Anadolu Uygarlığı tanımına uygun kendine özgü bir kimlik kazandırmıştır”. U. Bahadır’dan alıntı yapıyor. “Büyük resme bakınca, köke inince bildim ki ‘Güneş Doğudan Doğarmış’” diyor, Ömer Özyiğit hocamız gibi.
Sonra büyük resimde Yunan olmayan Anadolu’yu görmek başlığıyla sunduğu görseller ile anlattığını kanıtlıyor. Bu görsellerin bazılarını burada size yansıtmaya çalışıyorum. Arkeolog değilim ama bilim insanıyım, araştırmacıyım, merakla öğreniyorum bunları, tüm bu hocalardan. Gerçekten tarihin ne kadar Batı tarafından yazıldığını, büküldüğünü görüyorum. Aynısını köle ticareti, kölecilik alanında da gördüm.
TARİHİ BÜKEREK MASAL YAPIP ANLATAN BATI
Gerçeğin yani Avrupa’nın bazı ülkelerinin varsıllığını borçlu olduğu sömürgecilik, kölecilik, köle ticaretinin de Batıda nasıl üstünün örtüldüğünün ve bükülüp keyiflerine göre okullarda kendi çocuklarına anlatıldığını gördüm… Fahri Işık Hoca’nın kanıt olarak sunduğu görselleri izledikçe şaşırıyorum ve ülkemizin arkeolojisine olan ilgim artıyor.
Hoca Stephan Durnfold’dan alıntı yapıyor: “Tunç Çağı Luvilerin ortak kimliklerini nasıl algıladıklarını kolayca söyleyemeyiz. Ancak dil ve dindeki ortaklık mantıklı bir hipotez olacaktır. (Luvi Uygarlığı 1 2018, 72 vd.) “Giritlilerin Luviliğine süren kök” diyor. Yakuboviç’ten alıntı ile........
