Azınlıkta olmanın getirdiği sıkıntılar
Geçen haftalarda kadınlar için üst düzey liderliğin çok dik bir yokuş olduğunu işlemeye başladım. Tarihten, geçmişten sayılarla örnekler verdim, kadınların liderlik ve yöneticilik konularında ne kadar az sayıda olduğuna değindim. Peki neden? Neydi engeller? Geçen haftalarda “Gizli Kültür Egemelikleri”ne ve “Kadınların Sosyalizasyonu Teorisi”ne değindim, özellikle de erkek kültürünün egemenliği nedir sorusunu açtım.
Önceki bölümde görüldüğü gibi kadınlar erkeklerden yönetici konumlarında daha başarısız değildir. Öyleyse, eşit sayıları sağlamak için kadınları yönetici konumlarına başvurmak ve onları bu konumlarda sebatla devam etmeleri konusunda eğitmek, destek vermek gereklidir. Erkek adaylar bu tür eğitimi ve desteği resmi olmayan bir şekilde almaktadırlar.
Geçen hafta genel olarak hem erkekleri hem kadınları etkileyen sıkıntıları yazmıştım. Bu hafta bu genel sıkıntıların üzerine kadınların yaşadıklarını ekleyeceğim. Her iş kolunda potansiyel baskı unsurları vardır. Bunların bazıları kadınlar ve erkekler için ortak baskılardır. Bazıları da belirli bir gruba özel baskılardır. Yönetici kadınlar hem yönetici erkeklerin yaşadığı genel sıkıntıları yaşar hem de kendilerine özel ek stresleri vardır.
Bunlardan biri kendilerini kanıtlama zorunluğudur. Ünlü Fransız yazar Simone de Beavoir'ın 1949 yılında kadınlar hakkında yazdığı araştırma kitabı olan 'İkinci Cinsiyet' de (The Second Sex) şöyle der: 'Toplum bağımsız kadına yaptığı işte güven duymaz. Kadınlar işlerini başarıyla yaptıklarını kanıtlamak ve toplumun güvenini kazanmak için uğraş vermek zorundadırlar. Başta şüphelidirler bu nedenle kendilerini kanıtlamaları gerekmektedir.’
Simone de Beauvoir bu cümleleri yaklaşık yetmiş beş yıl önce söylemiştir. Ancak bu yetmiş beş yılda bu konuda çok fazla bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Son yıllarda yapılan araştırmalar kadın yöneticilerin yaptıkları işte iyi olduklarını kanıtlamak için erkeklerden daha çok çalışmaları gerektiğini göstermiştir.
Fazla iş yüklemesi denilen bu olay zaten çok çalışması gereken yöneticilerden kadın olanlara daha fazla bir yük getirir. Bir üst düzey yönetici aşağıdakileri anlatmıştır: ‘İş yüküm ağır ama böyle olması gerekli değil, bunu ben böyle yapıyorum. Benim işimi yapıp daha az çalışanlar da var. Ben işimi iyi yapmalıyım, becerikli görünmeliyim. Eğer bu işi yapan ben değil bir erkek olsaydı, bu kadar çalışması gerekmezdi. Ben bir kadın olarak bu meslekte kendimi kanıtlamak zorundayım.’........
