menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Utanç duygusunun yitimi

59 0
23.03.2026

“Dünyayı bir tek utanç kurtarabilir.” — Ingmar Bergman

Ülke içinde de uluslararası alanda da zenginler artık yoksulların yerine ödemede bulunmayı, onlarla zenginliği paylaşmayı istememekte, hatta onları başlarından atmak istemekteler. Bir yanda savaşların ya da iç çatışmaların dışarıya doğru savurduğu insanlar. Diğer yanda küresel adaletsizliğin, yoksulluğun ve eşitsizliğin kurbanı olup ölümü göze alarak insanca bir hayatın umuduyla direnenler.

Sistemin atık/çöp muamelesi yaptığı kesimler ulus-devletlerin sınırlarını ihlal etmeye çalışırken sınır, duvar, tel örgü ne anlam taşımakta? Küresel ölçekte adaletin, eşitliğin ve hukukun bulunmadığı, gücün ve kötülüğün egemen olduğu bir dünyada yeryüzü tüm canlılar bakımından öngörülemez durumda.

ABD-İsrail cephesinin uyguladığı saldırgan politikanın Gazze’de bir soykırıma neden olduğu, İran’a saldırının bölgesel bir savaşa dönüştüğü ortada. Netanyahu-Trump ikilisinin uluslararası evrensel hukuku dışlayarak despotik bir yaklaşım sergiledikleri, utanç duygularını kaybettikleri bir süreci yaşamaktayız. Kuşkusuz İran’daki despotik rejime itiraz eden muhaliflere yönelik katliamların da her türlü insani değerin dışına düştüğü açık.

Ülkemizde de 22 yıllık AKP iktidarı döneminde adeta katliamlar zinciri şeklinde yaşanan facialarda 55.284 insan hayatını kaybetti. 2014 yılında 301 madencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Soma faciası, 2018 yılında 25 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Çorlu tren faciası, 2020 yılında 117 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan İzmir depremi, 2021 yılında 97 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Batı Karadeniz sel felaketi, 2022 yılında 42 madencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Amasra maden faciası, 2023 yılında 53.000 insanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Hatay-Kahramanmaraş-Adıyaman depremi, 2024 yılında 29 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Beşiktaş gece kulübü tadilat yangını.

En son 2025 yılı Ocak ayında yaşadığımız 78 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan otel yangını.

Rasyonel toplumlar, ranttan önce insan hayatına değer verip şeffaflığı, denetlenebilirliği, hesap vermeyi ilke edindiklerinden önleyici tedbirlerle ölümleri ve hasarları azaltabiliyor, kendi yurttaşının yaşam hakkını koruyabiliyorlar.

Bizim ülkemizde bugün uygulanan siyasi-bürokratik-ekonomik düzen içindeki ilişki şekli, iktidar erkinin rant dağıtarak çıkar sağlaması olarak yaşanmakta. Çete olarak örgütlenmiş mafyöz gruplar da bu ilişkiler yumağına eklemlenmiş durumda.

Çıkar grupları........

© Artı Gerçek