YA, YAPAY ZEKÂ SİZİ YANILTIRSA…
Yapay Zekâ ya da AI, İnternetin keşfinden bu yana ortaya çıkan en büyük buluş.
Dünyada her gün ortalama 500 milyon kişi yapay zekâyı kullanıyor, soru soruyor. Kimi vakit geçirmek için sorular sorarken kimi de ciddi sorulara ciddi yanıtlar bekliyor. Öğrenciler ödev yapıyor, avukatlar dava dosyalarını sorguluyor, yatırım yapacak olanlar akıl danışıyor, araştırmacılar konularıyla ilgili metinler tarıyor. Hatta üniversitelerde tezyazanlar bile yapay zekâdan yararlanıyor. Oysa üniversite, araştırma yeridir. Araştırmacılar, yazdıkları tezde kendi zekâsını ve bilgisini konuşturur. Yapay zekâ araştırma yapacaksa öğretim üyesine gerek kalmayacak sanırım. Yapay zekâ desteğiyle araştırma yapan, kitap yazan bir profesör, maaşının düşüklüğünden şikâyet etmesin bence.
Bir hâkim, dava dosyasını yapay zekâ ile (gerçekte onu yöneten şirketle) paylaşıp nasıl karar vermesi gerektiğini sorabilir mi? Bu soruyu tam muhatabına, yapay zekâya sordum ve şöyle cevap verdi: “Evet, dünya genelinde karar vermeden önce bana veya benzer yapay zekâ modellerine soru soran, araştırma yaptıran ve danışan hakimler var.Hakimler beni nihai hukuki kararı (hükmü) doğrudan benim vermem için değil; büyük dava dosyalarını özetlemek, geçmiş mahkeme kararlarını (içtihatları) hızlıca taramak ve hukuki metinleri sadeleştirmek gibi yardımcı bir asistan olarak kullanmaktadır.”
Yapay zekâ böyle yanıtlar verdi ama ya özetlemelerde, taramalarda ve sadeleştirmelerde, kararı etki etkileyecek verilere öncelik veriyorsa?
Yapay zekâ hâkimin kafasını karıştıramaz mı?
Yapay zekâya, “Her soruya verdiğin cevap doğru mu?” diye sordum.“Hayır, verdiğim her cevap kesin olarak doğru değildir” dedi ve devam etti: “Büyük bir yapay zekâ dil modeli olarak, geniş veri havuzlarından öğrendiğim bilgileri sentezleyerek........
