Foto Muhabirleri Neden Daha Az Paylaşır?
Dijital çağda görünürlük, gazetecilikle neredeyse eş anlamlı hale geldi. Özellikle foto muhabirleri için bu baskı daha da yoğun. Her gün yüzlerce kare üreten, kamunun görmesi için çalışan bu insanlar, sosyal medyada neden bu kadar sessiz kalıyor? Neden bazı foto muhabirleri, meslekleri tam da “göstermek” üzerine kurulu olmasına rağmen, kendi hayatlarını ya da ürettikleri her kareyi paylaşma ihtiyacı duymuyor?
Bu sorunun cevabı tembellikte, ilgisizlikte ya da geri kalmışlıkta değil. Aksine, bu sessizlik çoğu zaman bilinçli, psikolojik olarak temellenmiş bir duruşa işaret ediyor.
Foto muhabirliği, sürekli maruz kalma haliyle tanımlanan bir meslek. Şiddete, yoksulluğa, adaletsizliğe, yaslara, toplumsal kırılmalara bakmak, sadece görmek değil, uzun süre taşımak anlamına gelir. Psikolojide bazı bireylerin, maruz kaldıkları uyaranlara karşı zihinsel alanlarını daha sıkı koruma eğiliminde olduğu bilinir. Bu insanlar, başkalarının ne gördüğünden çok, kendilerinin neye maruz kaldığını önemser. Sosyal medyada görünür olmamak, bu noktada bir kaçış değil, ruhsal bütünlüğü koruma refleksidir.
Gazeteciler ve foto muhabirleri, kimliklerini çoğu zaman........
