menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Mimarlık Harikasıydı

6 0
31.07.2026

Yıllar öncesinde memleketim Rize’nin Ardeşen ilçesinden Ankara-Gölbaşı’ndaki bahçeme getirmiştim. Ata yadigârı ve en az 200 yıllık geçmişi bulunan Serender’in Ankara’ya getirilişinde Rize Lisesi eski müdürü Ali Kuleci ile rahmetli babası öncülük etmişlerdi.

Ankara’nın belki de tek serenderiydi ve başkentin simgesiydi. Bu serenderin altında oturmayan siyasetçi, gazeteci, bürokrat yok gibiydi. Nice haberlere, manşetlere tanıklık etti. Bir süre önce bilinmeyen bir sebeple yandı, kül oldu. Yanan bir serender değil, bir tarihtir. Hatıratlarıyla birlikte yandı. Arayan, soran, üzüntülerini dile getiren herkese teşekkür ediyorum.

Serender, basit bir kulübe ya da ambar değil; üzerinde ahşap oyma tekniğiyle yapılmış zengin süslemeleriyle estetik bir sanat harikasıdır. Altı adet direğin üzerindeki muvazenesiyle (denge) tam bir mühendislik dehasıdır. İnşasında kullanılan malzeme ve yapı tekniğiyle insan ve tabiat arasında pek ender kurulabilen ahengin bir nişanesidir.

Karadeniz insanının iklim ve arazi şartlarıyla mücadelede geliştirdiği pratik çözüm ve insanla tabiat arasında kurulan muhteşem bir ahenktir. Karadeniz sadece muhteşem tabiatıyla ve gönlü zenginlikte derya olan insanlarıyla değil, mimari kültürüyle de nadide bir bölgedir. Karadeniz’de ev ve müştemilatı üç yapıdan meydana gelir. Ev, serender ve merekten (samanlık) müteşekkil bu külliyede serender, hem mimarisiyle hem de ifa........

© Anayurt