Güzel ve Çirkin (Beauty and the Beast)
Merhaba, bugün sizi Gary Trousdale ve Kirk Wise’ın yönettiği Güzel ve Çirkin (Beauty and the Beast) filmiyle, çocuk masalı gibi başlayan ama aslında yalnızlık, önyargı ve dönüşüm üzerine çok şey söyleyen büyülü bir dünyaya davet ediyorum. 1991 yapımı bu film, yalnızca Disney’in en sevilen animasyonlarından biri değil; aynı zamanda animasyon sinemasının ciddiye alınmasını sağlayan önemli dönüm noktalarından biri olarak da anılıyor.
Hikâye ilk bakışta tanıdık görünüyor: Küçük bir kasabada yaşayan Belle, çevresindeki dünyaya sığmayan, hayal gücü geniş, kitaplarla yaşayan genç bir kadın. Onun karşısında ise lanet yüzünden canavara dönüşmüş, görkemli ama karanlık bir şatoda yalnızlığa mahkûm edilmiş bir prens var. Ancak Güzel ve Çirkin, bu tanıdık masalı sadece “güzellik içtedir” gibi basit bir cümleye indirgemiyor. Film, insanın görünene ne kadar kolay teslim olduğunu, korkunun önyargıyı nasıl beslediğini ve sevginin ancak gerçekten görmeyi öğrenince mümkün olduğunu anlatıyor.
Belle karakteri, Disney tarihindeki pek çok kadın karakterden farklı bir yerde duruyor. O sadece kurtarılmayı........
