menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’da kadınlara ne olacak?

20 0
03.03.2026

İran Mollalarının kendi kadınlarına yaptıkları eziyete buradan kendince göre saydıran biri olarak hafta sonu yaşananların yorumlarını Ortadoğu uzmanlarına bırakırken bizlerde yine aynı soru var. İran’da şimdi kadınlara ve kız çocuklarına ne olacak?

Trump, yapılanları İran halkının ülkesini geri alması için bir şans olarak açıklarken o bölgenin toplumu iyi tanıyan uzmanları kısa vadede bir rejim değişikliği beklemediklerini söylüyorlar. Hatta İran bağımsızlığına yapılan böylesi bir saldırı ülke genelinde safları sıklaştırabilir bile diyorlar. Afganistan 47 yıl evvel bir sabah gözünü Rus askerleriyle açtığında Taliban dahil bütün muhalifler birleşip ortak düşmana karşı savaşmışlardı, ama Rusları ülkelerinden gönderdikten sonra kendi etlerine düştüler, birbirlerini öldürdüler. 

İran halkı aslında hiçbir zaman mutaassıp bir toplum olmadı. Mutaassıp olanlar Mollalardı. Molla döneminde bile kadınlar evlere kapatılamadı, eğitim haklarına dokunulamadı. Kadim Pers toplumu kadınını ezdirmedi, Taliban gibi yere vurulmasına izin vermedi. Ama baş açık, kol açık dolaşmak yasaklandı, kadınlar hicap takmak zorundaydılar, kıyafet kurallarına uymaya da mecburdular. 2022 yılında genç Mahsa Amini’nin başını örtme şekli Devrim Muhafızlarınca beğenilmediği için ölmesi ülkede aylar süren protestoları başlatmıştı. Herkes Mollaların artık iki binli yılların farkına varıp kuralları, kadınlar üzerindeki baskıları biraz gevşeteceğini düşünürken tam tersi oldu. Mollalar geri adım atmadıkları gibi kıyafet yasağını sertleştirdiler, şehirleri sırf kadınların başlarını Molla’nın istediği gibi örtüp örtmediğini kontrol etmek için akıllı kameralarla donattılar.   

Bir kadının başını nasıl örttüğü hangi bakışla rejimin garantisi olabilir? Bir sistem nasıl olur da kadınına davranış şekli ile kendini ifade etmeyi, gücünü bu şekilde göstermeyi makul bulur? Mahsa Amini protestolarında rejimin kadınlara davranışını eleştiren bir sürü kadını tutukladılar. O kadınlar da Pers kadınlarıydı oysa. 

İran kadın hakları konusunda dinamikleri kendine özel. Boşanma durumunda mal paylaşımı gibi bir şey yok. Erkek ölürse, kadın yalnızca taşınır mal varlığının sekizde birini alabiliyormuş. Taşınmazlar (yani ev gibi gayrimenkuller) eşe değil çocuklara kalıyor. Çocuk yoksa ölen adamın anne ve babasına geçiyor. Yani kadın ölmüş kocasının mülkünü ancak çocuğu yoksa ve kocasının anne ve babası da vefat etmişse alabiliyor, üstelik mirasın sadece dörtte birini alabiliyor, geri kalan kısmı devlete kalıyor.

2025 Aralık ayında kadına bir darbe daha geldi. Normal bir toplumda makul sayılabilecek bir yasa değişikliydi oysa, ama amaç kadına göz dağı vermek idiyse çok yanlış olmuştu. İran’da bizde eskilerin bildiği bir uygulama vardır, bir adam pat diye karısını boşamaya karar verirse her biri yaklaşık sekiz gram gelen 110 adet altın parayı karısına vermeliydi, yoksa hapse girebilirdi. Bizim toplumumuzda eskilerimiz bunu mehir diye bilir, İran için 110 adet altın para mehirin üst sınırıydı. Toplum normal olsa bir erkeğin karısını boşayacak kadar parası olmadığı için evli kalmaya devam etmesi evliliğin iki tarafına da büyük haksızlık düşünülebilir. Aralık ayında 110 adet altın para miktarı 14 adede indirildi, 112 gram altına yani. Oysa mirasta ve kocasının malında hakkı olmayan kadının bir gün kocası tarafından kapıya atılmasının önündeki tek mali güvence bu mehir sınırıydı.

İran şimdi çok zor günlerden geçiyor. Temennimiz yine filler tepişirken kadınların ve çocukların ezilmemesi. 


© Anayurt